Nadir Hastalıklar

Beauty Parlor Stroke Syndrome (BPSS): Kuaför Koltuğu ve İnme

Sahne hepimize tanıdık: kuaför koltuğu, baş geriye doğru yaslanmış, ense lavabonun kenarında… Ilık su, şampuan kokusu ve birkaç dakikalık küçük bir dinlenme molası. Haftada milyonlarca kez tekrarlanan sıradan bir an. Ta ki Beauty Parlor Stroke Syndrome (BPSS) boy gösterene kadar.

63 yaşındaki bir kadın için de her şey tam olarak böyle başlıyor. Saçını kestirmek için kuaföre gidiyor ve şampuanlama sırasında başı geriye sarkık şekilde bir süre bekliyor. Ancak birkaç dakika içinde o sıradan anın seyri değişiyor: önce ani başlayan baş dönmesi, ardından bulantı ve kusma.​1​ Olay yerine gelen paramedikler tabloyu gastrointestinal bir sorun olarak değerlendiriyor ve hasta bu şekilde değerlendirilip dahiliye servisine yatırılıyor.​1​

Aradan iki gün geçiyor, fakat şikâyetler bir türlü düzelmiyor. Nöroloji konsültasyonu istendiğinde ise tablo başka bir anlam kazanmaya başlıyor: bilateral bakışta nistagmus, sol tarafta hafif ataksi ve Romberg testinde sola düşme eğilimi. Görüntülemede de sol posterior inferior serebellar arter (PİCA) sulama alanında iskemik enfarkt saptanıyor.

Peki, bu hastada garip olan ne?

Aslında hiçbir şey. En azından “Neden tam da saçları yıkanırken başladı?” sorusunu sorana kadar.

İşte bu küçük soru bizi tıp literatüründe elli yılı aşkın süredir zaman zaman karşımıza çıkan; adı kulağa biraz şaka gibi gelse de sonuçları hiç şaka olmayan bir sendromun tam ortasına götürüyor: Beauty Parlor Stroke Syndrome (BPSS), yani güzellik salonu inme sendromu.

Kuaförden yeni çıkmış, baş dönmesi, bulantı ve kusma yakınmaları olan bir hastayı “akut gastroenterit” diye değerlendirip göndermek ne kadar kolay, değil mi? Heckmann ve arkadaşlarının 2006 yılında bildirdiği bu vaka, bunun ne kadar kolay olabileceğini açıkça gösteriyor.​1​

Gelin, son derece sıradan görünen bir kuaför koltuğunun nasıl olup da bir acil servis vakası üretebildiğine, bu tablonun arkasında hangi mekanizmaların suçlandığına ve nöbette Beauty Parlor Stroke Syndrome’u nasıl tanıyabileceğimize birlikte bakalım.

BPSS Tarihçesi

BPSS’nin hikâyesi aslında sanıldığından daha eski. Mavrovounis ve arkadaşlarının 2025 yılında yayımladığı derlemeye göre, güzellik salonu ziyaretiyle ilişkili nörolojik tablo fikri literatüre ilk kez 1974’te, dört hastalık bildirimle giriyor.​2​ Ancak sendromun bugün bildiğimiz adını alması ve asıl ününe kavuşması için yaklaşık 20 yıl daha geçmesi gerekiyor.

1993 yılında Michael Weintraub, JAMA’da 5 olgudan oluşan bir seri yayımlıyor ve “Beauty Parlor Stroke Syndrome” terimini ilk kez kullanıyor.​3​ Olguların dördü 79–84 yaşları arasında, biri ise 54 yaşında kadınlardan oluşuyor. Hastaların tamamı şampuanlama sırasında ya da hemen sonrasında baş dönmesi, nistagmus, afazi, ataksi veya dizartri ile başvuruyor.​3​ Öne sürülen mekanizma ise oldukça net: boynun hiperekstansiyonu ve rotasyonu, vertebral arterin atlanto-oksipital bileşke düzeyinde sıkışmasına ve kan akımının azalmasına neden oluyor.​3​

Editöre Mektuplarla Büyüyen Tartışma

Ancak makale yayımlanır yayımlanmaz eleştiriler de başlıyor.

Epidemiyolog Gary Beringer, öncelikle “maruziyetin” ne kadar belirsiz tanımlandığına dikkat çekiyor. Şampuanlama ne kadar sürdü, boyun hangi derecede ve ne kadar süreyle bu pozisyonda kaldı, hasta lavaboya kaç kez gitti? Aslında oldukça temel olan bu soruların yanıtları net değil.​ ​Golden ise tartışmaya başka bir yerden katılıyor ve “iyatrojenik” teriminin bir kuaförün neden olduğu durum için kullanılmasına itiraz ediyor.​​ Weintraub da yanıtında beş hastadan ikisinin semptomlarının şampuanlama sırasında, üçünün ise koltuktan kalkarken başladığını açıklıyor.​3,4​

Asıl bilimsel tartışma ise 2002 yılında alevleniyor. Foye ve arkadaşları konuyu ilk kez prospektif olarak ele alıyor ve saç yıkama pozisyonunda serebral kan akımını ölçüyor.​5,6​ Sonuçlar pek de beklendiği gibi çıkmıyor: vertebral, yani posterior dolaşım akımında anlamlı bir değişiklik saptanmazken, boyun desteği kullanılmadığında karotis, yani anterior dolaşım akımında anlamlı bir artış bulunuyor.​5,6​

Bu sonuç, editöre mektuplar üzerinden ilerleyen gerçek bir bilimsel kapışmanın da fitilini ateşliyor. Kramer ve arkadaşları, yazarları akım hızı ile akım hacmini birbirine karıştırmakla eleştiriyor.​5​ Wolfe, posterior akımda anlamlı bir değişiklik gösterilememişken, sonuçların posterior dolaşım riskiyle ilişkilendirilmesini “samimiyetsiz” buluyor.​6​

LaBan ise “baş dönmesi” ifadesinin tek başına hiçbir şey anlatmadığını ve vertigo ile birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurguluyor.​6​ Foye ve arkadaşları bütün bu eleştirilere yanıt veriyor ve başlangıçtaki posterior akım hipotezlerinin elde ettikleri verilerle doğrulanamadığını açıkça kabul ediyor.​5,6​

Olgu Bildirimlerinden Sistematik Derlemeye

Tartışmalar sürerken olgu bildirimleri de birikmeye devam ediyor: Heckmann’ın PİCA enfarktı,​1​ Correia’nın 11 yıllık Lozan serisi,​7​ Kameda’nın cerrahi olarak tedavi ettiği atlas osteofiti​8​ ve Kano’nun C5 transvers foramen düzeyinde gösterdiği bası​9​

Nihayet 2025 yılında Mavrovounis ve arkadaşları, elli yılı aşan literatürü tarayarak konuyla ilgili ilk sistematik derlemeyi yayımlıyor: 22 çalışma ve toplam 54 olgu.​2​

Kısacası BPSS, tek bir makaleyle ortaya çıkmış bir sendrom değil; olgu bildirimleri, eleştiriler, karşı görüşler ve yanıtlarla otuz yılı aşan bir bilimsel tartışmanın içinden doğmuş bir klinik tablo.

Peki, bu BPSS tam olarak neyi anlatıyor?

BPSS, boynun aşırı ekstansiyona zorlanmasının ardından ortaya çıkan nörolojik bulguları tanımlıyor; bazı olgularda bu pozisyona rotasyon da eşlik ediyor.​1,3​ Aklımıza gelen en klasik sahne elbette kuaförde, şampuanlama sırasında başın lavaboya doğru geriye sarkıtılması. Ancak literatüre baktığımızda, tablonun yalnızca kuaför koltuğuyla sınırlı olmadığını görüyoruz.​2​

Diş tedavisi sırasında başın uzun süre geriye yaslanması,​2​ mesleki nedenlerle boynun sürekli ekstansiyonda tutulması — örneğin tavanla uğraşan bir sıvacının boynunu uzun süre geriye atması​9​ — hatta ameliyat sırasındaki pozisyonlama bile aynı tabloyu tetikleyebiliyor.​2​

Aslında bütün bu farklı senaryolardaki ortak nokta oldukça basit: boyun geriye ve/veya yana doğru zorlanıyor; vertebral arter, bazen de karotis sistemi, bir şekilde sıkışıyor ya da geriliyor. Bunun sonucunda posterior, kimi zaman da anterior dolaşımda geçici veya kalıcı bir dolaşım yetmezliği ortaya çıkıyor.​2,3,7​ Klinik tabloysa basit bir baş dönmesinden iskemik inmeye kadar uzanan oldukça geniş bir yelpazede karşımıza çıkabiliyor.​2​

Burada özellikle altını çizmek gereken bir nokta var: BPSS aslında tek bir hastalık değil. Daha çok, ortak bir tetikleyicinin arkasında farklı patofizyolojik mekanizmaların bir araya geldiği klinik bir kapı gibi düşünmek gerekiyor. Çünkü altta yatan mekanizma her hastada aynı değil; kimi zaman mekanik bası, kimi zaman arter diseksiyonu, kimi zaman da önceden var olan vertebral arter hipoplazisinin oluşturduğu kırılganlık ön plana çıkıyor.​2,7​

BPSS Patofizyolojisi

Mekanizmayı anlamak için önce kısa bir anatomi hatırlatması yapalım.

Vertebral arter, subklavyen arterden ayrıldıktan sonra dört segment hâlinde ilerliyor: V1, subklavyen arterden C6 transvers foramenine; V2, C6’dan C2’ye; V3, C2’den foramen magnuma kadar uzanıp dura materi deliyor. V4 ise kafa içinde karşı vertebral arterle birleşerek baziler arteri oluşturuyor.​10​ V4’ten çıkan posterior inferior serebellar arter (PICA), medullayı ve serebellumu besliyor.​10​ Arterin özellikle üst servikal bölgede kemik yapılarla yakın komşuluğu BPSS’nin fiziksel temelini oluşturuyor.

blank
Şekil 1. Vertebral arterin anatomik seyri ve segmentleri. V1 (pre-foraminal) segment subklavyen arterden C6 transvers foramenine, V2 (foraminal) segment C6’dan C2’ye, V3 segment C2’den dura mater girişine kadar uzanır. İntradural V4 segmentleri birleşerek baziler arteri oluşturur; baziler arter posterior serebral arterlerle sonlanır. ( BPSS fiziksel temeli)

Hiperekstansiyon Vertebral Arteri Nasıl Sıkıştırıyor?


Klasik açıklamaya göre boyun hiperekstansiyona geldiğinde kontralateral atlas posterior arkusunun aşağı kayması sonucu sabit vertebral arter segmenti sıkışıyor.​3​ Heckmann ve arkadaşları, arterin oksiput ile atlasın kemik kavsi arasında sıkıştığını öne sürüyor.​1​ Kameda’nın olgusunda atlasın posterior osteofitinden kopan kemik parçası, oksipital kondil tarafından vertebral arter oluğuna itiliyor.​8​ Kano’nun olgusunda ise C6’nın üst artiküler çıkıntısındaki osteofit, C5 transvers foramenine giriyor ve ekstansiyonla bası artıyor.​9​

blank
Şekil 2. BPSS sırasında , yani boyun hiperekstansiyonunda vertebral arterin dinamik bası mekanizması.
A: Nötral pozisyonda V3 segmenti açık ve kan akımı korunmuştur. B: Orta dereceli ekstansiyonda oksiput ile atlas birbirine yaklaşır; V3 segmenti gerilerek daralmaya başlar. C: Belirgin hiperekstansiyonda V3 segmenti atlanto-oksipital bileşkede sıkışır ve kan akımı azalır.

Yani tek bir “BPSS mekanizması” yok. Hiperekstansiyon, farklı anatomik düzeylerde ve farklı yapılar aracılığıyla aynı sonuca ulaşabiliyor: akımın azalması.

Damar Anatomisi Her Hastada Aynı Değil

Bireysel damar anatomisi de önemli. Uzun süre zararsız bir varyant kabul edilen vertebral arter hipoplazisinin, vertebrobaziler inme açısından bir risk faktörü olabileceği ve toplumdaki sıklığının %1,9–26,5 arasında değiştiği bildiriliyor.​2​ Tek taraflı hipoplazide dominant damarın basıya uğraması, sınırlı kolateral kapasite nedeniyle iskemi olasılığını artırıyor.​2,8,9​ Kano’nun hastasında sağ vertebral arter dominanttı, her iki posterior komünikan arter hipoplazikti; posterior dolaşım tek bir damara bağımlıydı.​9​ Kameda’nın hastasında da sağ vertebral arter hipoplazikti ve bası dominant sol arterdeydi.​8​

İkinci Mekanizma: Servikal Arter Diseksiyonu

Correia’nın serisindeki bazı olgular karotis diseksiyonuna bağlıydı.​7​ Mavrovounis’in derlemesinde de internal karotis arter diseksiyonu, mekanik basıdan sonra ikinci en sık etiyolojiydi.​2​ Olağandışı boyun pozisyonlarının arteri gererek intimal yaralanmayı tetiklediği düşünülüyor.​7​ Isıtıcı fön kullanımının da altta arter hastalığı bulunan bazı hastalarda sistemik hipotansiyon ve hemodinamik dekompansasyona katkıda bulunabileceği öne sürülmüş.​7​

Peki, bu mekanizmalar toplum düzeyinde gösterilebiliyor mu?

Foye ve arkadaşlarının 25 kişilik prospektif çalışmasında, salon lavabosu pozisyonunda vertebral akımda anlamlı değişiklik saptanmıyor; anlamlı bulunan tek değişiklik, boyun desteği kullanılmadığında karotis akımındaki artış oluyor.​5,6​ Buna karşılık, semptomatik seçilmiş olgularda dinamik MRA, CTA ve DSA pozisyonla birlikte akımın azaldığını gösteriyor.​1,3,8,9​

Tanıdık bir klinik ders aslında: popülasyon düzeyinde “anlamlı” bulunamayan bir durum, doğru hastada, doğru anda ve doğru görüntülemeyle oldukça net görülebiliyor.

Aynı Hikâyenin Yakın Akrabası: Bow Hunter Sendrom

BPSS’yi anlamanın bir diğer yolu, onu Bow Hunter Sendromu (BHS) ile karşılaştırmak. BHS’de tetikleyici boyun rotasyonu, BPSS’de ise hiperekstansiyon.​2,8,10​ Her ikisinin temelinde vertebral arterin, çoğunlukla osteofitler aracılığıyla, dinamik olarak sıkışması yatıyor.​2,8,10​ Osteofit kaynaklı BHS’de basının en sık C4-5 ve C5-6 düzeylerinde olduğu; DSA altın standart kabul edilse de invazivliği nedeniyle yerini giderek CTA ve MRA’ya bıraktığı bildiriliyor.​10​

ÖzellikBeauty Parlor Stroke Syndrome (BPSS)Bow Hunter Sendromu (BHS)
Tetikleyici boyun hareketiHiperekstansiyon Rotasyon
Temel mekanizmaVertebral arterin dinamik mekanik sıkışması (osteofitler dahil çeşitli yapılar aracılığıyla) Vertebral arterin dinamik mekanik sıkışması (çoğunlukla osteofitler aracılığıyla)
Sık bası lokalizasyonuOksipito-servikal bölge, atlas düzeyi, C5–C6 (değişken; olguya göre farklılık gösterir) C4–5 ve C5–6 düzeyleri
Etkilenen arterVertebral arter (baskın); internal karotis arter diseksiyonu da ikinci sık etiyoloji olarak bildirilmiştirVertebral arter
Altın standart görüntülemeDinamik DSA, CTA, MRA (olgu bildirimlerinde provokatif görüntüleme ile akım azalması gösterilmiştir) DSA (invaziv olması nedeniyle yerini giderek CTA ve MRA’ya bırakmaktadır)
Anatomik risk faktörüVertebral arter hipoplazisi (toplumda görülme sıklığı %1,9–26,5); tek taraflı hipoplazide dominant damarın basıya uğraması kolateral yetersizlik nedeniyle iskemiyi kolaylaştırır Osteofitler
Popülasyon çalışmasıFoye ve ekibi (n=25): Sağlıklı gönüllülerde salon lavabosu pozisyonunda vertebral akımda istatistiksel olarak anlamlı değişiklik gösterilememiştir
Tablo 1. Beauty Parlor Stroke Syndrome (BPSS) ile Bow Hunter Sendromu’nun (BHS) karşılaştırılması.

Kameda da kendi BPSS olgusunda bu BHS yaklaşımından yararlanarak basıyı dinamik anjiyografiyle gösteriyor ve cerrahi olarak ortadan kaldırıyor.​8​ Mavrovounis ve arkadaşlarının da vurguladığı gibi, BHS’den öğrendiklerimiz BPSS’nin anlaşılmasına ve yönetimine ışık tutabilir.​2​

Epidemiyoloji: Kim, Ne Zaman, Neden?

Öncelikle belirtmek gerekiyor ki elimizdeki veriler toplum taramalarından değil, yayımlanmış olgulardan geliyor. Dolayısıyla bu oranlar BPSS’nin toplumdaki sıklığını değil, literatüre giren hastaların özelliklerini gösteriyor.

Mavrovounis ve arkadaşlarının 1974–2022 arasındaki 22 çalışmayı kapsayan derlemesinde toplam 54 olgu var.​2​ Bunların 43’ü kadın (%79,63), 10’u erkek (%18,52); bir olguda cinsiyet belirtilmemiş ve yaşlar 13–85 arasında değişiyor.​2​ Olguların %77,8’i (42/54) güzellik salonu, %14,8’i (8/54) diş hekimi ziyaretiyle; kalanı mesleki maruziyet veya ameliyat sırasındaki pozisyonlamayla ilişkili. Komorbidite bilgisi %40,74’ünde eksik, %14,81’inde altta yatan hastalık yok. Önceki benzer atak öyküsü ise yalnızca beş olguda (%9,26) mevcut.​2​

Correia’nın 11 yıllık Lozan kayıtlarında da kuaför ziyaretiyle ilişkili inme/GİA grubunun (HICE) %90’ı kadınken, kontrol grubunda bu oran %43,1.​7​ HICE hastalarında hiperlipidemi (%30’a karşı %73) ve diyabet (%0’a karşı %19) anlamlı olarak daha az; hipertansiyon da sayısal olarak daha düşük (%40’a karşı %70).​7​ Kısacası, bu hastalar tipik inme hastasından daha “sağlıklı” görünebiliyor. Klasik risk faktörlerinin yokluğu bizi yanıltmamalı.

BHS literatüründe ise tablo tersine dönüyor: osteofit kaynaklı olguların %87’si erkek.​10​ BPSS’nin kadın ağırlıklı olması, kadınların kuaförde daha uzun süre hiperekstansiyonda kalmasıyla ilişkilendiriliyor.​2​Üstelik sendrom artık yalnızca orta ve ileri yaş hastaların sorunu olarak görülmüyor; 13 yaşında bir çocuk dâhil genç olgular da bildirilmiş.​2,3​

Klinik Tablo: Her Şeye Benzeyebilen Bir Sendrom

BPSS’nin nöbette bizi en çok zorlayan özelliği, neredeyse her şeye benzeyebilmesi. Mavrovounis’in güzellik salonu alt grubunda (n=42) en sık bildirilen bulgular; denge/motor bozukluğu %40,48, baş dönmesi ve nistagmus %38,10, baş ağrısı %28,57, duyusal bozukluk %23,80, bulantı %19,05, boyun ağrısı ve görsel bozukluk %16,67, tinnitus %14,29, dizartri/disfazi %11,90 ve vertigo %9,52 olarak sıralanıyor.​2​

Weintraub’un ilk beş olgusu bu çeşitliliği iyi özetliyor: bir hasta vertigo ve ataksiyle başvurup 12 saat içinde tamamen düzelirken, bir diğeri Wernicke afazisi ve sağ Babinski ile pariyetal enfarkt; bir başkası ise dizartri, disfaji ve sağ elde inkoordinasyonla serebellar enfarkt tablosunda geliyor.​3​ Yani spektrum, geçici bir “başım döndü” yakınmasından kalıcı defisit bırakan inmeye kadar uzanıyor.​3​ Semptomlar şampuanlama sırasında başlayabileceği gibi, hasta koltuktan kalkarken de fark edilebiliyor.​4​

Atipik başvurular da var. Kano’nun hastasında sekiz yıldır tekrarlayan, boyun ekstansiyonuyla ortaya çıkıp nötral pozisyonda saniyeler içinde düzelen presenkop atakları bulunuyordu.​9​ Kameda’nın hastası da presenkop ve dengesizlikle başvurmuştu.​8​ Heckmann’ın olgusunda ise ani baş dönmesi, bulantı ve kusma gastrointestinal bir sorun sanılmış; gerçek tanı ancak iki gün sonra nöroloji konsültasyonuyla konulmuştu.​1​

Kısacası, baş dönmesi, bulantı, görme bulanıklığı, konuşma bozukluğu, dengesizlik ya da yalnızca “fenalık hissi” olan bir hastada yakın zamanda uzun süreli boyun hiperekstansiyonu öyküsü varsa BPSS akla gelmeli.

Ayırıcı Tanı

BPSS’de ayırıcı tanı oldukça geniş; çünkü bu isim tek bir hastalığı değil, farklı patolojilere yol açabilen bir sahneyi tanımlıyor.

İlk adım, “baş dönmesi”nin ne anlama geldiğini netleştirmek. LaBan’ın vurguladığı gibi baş dönmesi, ayaktan başvurularda en sık üçüncü şikâyet olan belirsiz bir terimken; vertigo, dönme hissini tanımlayan daha özgül bir semptom.​6​ Pozisyonel rotatuar nistagmusla seyreden vertigo, baş dönmesi olgularının yaklaşık %10’unu oluşturan benign paroksismal pozisyonel vertigoyu (BPPV) düşündürebilir.​6​

BPPV ile santral vertigonun ayrımında nistagmusun tipi, eşlik eden nörolojik bulgular ve postural instabilitenin şiddeti önemlidir.​6​ Whiplash veya kronik servikal artrozla ilişkili, Ménière sendromunu taklit edebilen servikal vertigo da akılda tutulmalı; LaBan bu olgularda vestibülo-oküler testlerin damar akım ölçümünden daha değerli olabileceğini belirtiyor.​6​

Gerçek vasküler olaylar arasında karotis veya vertebral arter diseksiyonu önceliklidir. İşlemden hemen sonra başlayan tek taraflı baş-boyun ağrısını izleyen iskemik bulgular önemli bir ipucu.​7​

Bow Hunter Sendromu da BPSS’nin en yakın akrabası. Her ikisinde vertebral arter dinamik olarak sıkışıyor; ancak tetikleyici BHS’de rotasyon, BPSS’de hiperekstansiyon.​2,8,10​ BHS için daha iyi tanımlanmış tanı ve tedavi algoritmaları BPSS yönetiminde de kullanılabiliyor.​2,8​

Son olarak gastrointestinal nedenleri unutmamak gerekiyor; BPSS ilk bakışta basit bir enterit vakasından farklı görünmeyebilir.​1​ Bu nedenle “Şikâyetler ne zaman ve nasıl başladı?” sorusu çoğu zaman ayırıcı tanının anahtarıdır.

Acil Serviste Yaklaşım

BPSS şüphesinde en önemli adım ayrıntılı öykü. Yakın zamanda güzellik salonu veya diş hekimi ziyareti, mesleki maruziyet, ameliyat pozisyonu ya da boyun hiperekstansiyonu gerektiren başka bir durum mutlaka sorgulanmalı; semptomlarla arasındaki zamansal ilişki belirlenmelidir.​2​ Geçmişte benzer atak olup olmadığı da özellikle sorulmalı; hasta bunu kendiliğinden belirtmeyebilir.​2​

Fokal nörolojik defisit varsa standart inme iş akışı devreye girmelidir; persistan ve şiddetli semptomlar ile bilinen vasküler hastalık görüntüleme eşiğini düşürmelidir. Buna karşılık, kuaför sonrası her baş dönmesi hastasında ileri nörogörüntüleme gerekli değildir.​2​

BPSS hastalarının tipik inme hastalarından daha az kardiyovasküler risk faktörüne sahip olabileceği unutulmamalı; “risk faktörü yok, ciddi değildir” çıkarımı yanıltıcıdır.​7​ Tipik hasta yakın zamanda kuaföre veya diş hekimine gitmiş, akut uyuşukluk, baş dönmesi, ataksik yürüyüş ya da baş ağrısı gelişen orta-ileri yaşlı bir kadın olarak tarif edilse de; gençler, erkekler ve mesleki maruziyeti bulunan hastalar dışlanmamalıdır.​2​

Görüntüleme

BPSS’de görüntüleme yaklaşımı zamanla değişmiş. Eski çalışmalar görüntülemenin gerekli olmadığını savunurken, güncel veriler beyin enfarktının sık görülebildiğini ve yapısal-vasküler görüntülemenin çoğu olguda gerekli olduğunu gösteriyor.​2​ Derlemedeki 54 olgunun %52,38’inde serebrovasküler görüntüleme/anjiyografi, %28,57’sinde MR kullanılmış.​2​

Tanısal açıdan asıl önemli nokta provokatif görüntüleme. Hasta nötral pozisyondan kademeli olarak ekstansiyona veya rotasyona getirilirken arter akımı eşzamanlı değerlendiriliyor. Weintraub dinamik MRA ile atlanto-oksipital bileşkede akım azalmasını,​3​ Kano CTA ve karotis Doppler ultrasonografiyle ekstansiyon sırasında sağ vertebral arter akımındaki azalmayı,​9​ Kameda ise dört damar DSA ile hipoplastik posterior komünikan arterleri ve ekstansiyonla gelişen darlığı göstermiş.​8​

DSA altın standart kabul edilse de, invaziv olması nedeniyle yerini giderek CTA ve MRA gibi non-invaziv yöntemlere bırakıyor.​10​ Nitekim Kano’nun olgusunda tanı, invaziv anjiyografi yapılmadan CTA ve karotis duplex ultrasonografiyle konulmuş.​9​

Pratikte fokal defisiti veya yüksek klinik şüphesi bulunan hastada yapısal (BT/MR) ve vasküler (CTA/MRA) görüntülemenin birlikte kullanılması; enfarktı, servikal arter diseksiyonunu ve mekanik basıyı değerlendirmek açısından uygun bir yaklaşım.​2​ Akut inme bulgusu olmayan ancak tekrarlayan pozisyonel semptomları bulunan hastalarda dinamik görüntüleme tanıyı gösterebilir; ancak bu genellikle ilk acil servis değerlendirmesinden sonra gündeme gelir.​8,9​

Tedavi

BPSS için henüz net bir tanı ve tedavi kılavuzu ya da kanıta dayalı standart yaklaşım yok.​8,9​ Bunun temel nedeni, altta yatan mekanizmaların oldukça farklı olmasıdır.​2​

Spesifik bir neden gösterilemeyen olgularda antiplatelet veya antikoagülan tedavi, boyun hiperekstansiyonundan kaçınma ve şampuanlama sırasında boynu fleksiyon/nötral pozisyonda tutma gibi konservatif yaklaşımlar öneriliyor.​2,3​ Correia’nın serisinde posterior dolaşımın daha sık tutulmadığı gösterilmiş; yazarlar fleksiyon pozisyonu önerisinin kanıtını desteklemediklerini vurguluyorlar.​7​

Mekanizma saptandığında tedavi de ona göre şekilleniyor. Stenoz veya diseksiyonda antitrombotik tedavi; bazı olgularda ise karotis stentleme ile revaskülarizasyon uygulanmış.​2​ Osteofit gibi yapısal bir bası gösterildiğinde, cerrahi düşünülebiliyor. Kameda’nın hastasında serbest kemik parçası çıkarılıp C1 vertebral arter oluğuna osteotomi uygulanmış; ameliyat sonrasında bası ve presenkop tamamen düzelmiş.​8​ Osteofit kaynaklı BHS’de kullanılan anterior servikal diskektomi-füzyon ve posterior dekompresyon gibi başarılı teknikler de BPSS’de yapısal bası saptandığında yol gösterici olabilir.​10​

Özetle tedavi hastalığın adına değil, mekanizmasına göre planlanıyor: mekanik/hemodinamik olgularda postür değişikliği ve gözlem, vasküler patolojide antitrombotik tedavi, seçilmiş yapısal basılarda ise cerrahi.

Prognoz

İyi haber, BPSS’nin genel seyrinin çoğunlukla olumlu olması. Mavrovounis’in güzellik salonu alt grubunda hastaların %64,29’u (27/42) tam iyileşmeyle taburcu edilmiş; %11,9’unda semptomlar devam etmiş, %4,76’sında ise ölüm bildirilmiş. Takipte biri inme, diğeri geçici iskemik atak olmak üzere iki nüks görülmüş.​2​

Correia’nın serisinde üç aylık olumlu fonksiyonel sonuç HICE grubunda %90, kontrol grubunda %56,5 bulunmuş; ancak geniş güven aralığı nedeniyle fark istatistiksel olarak anlamlı değil.​7​ On iki aylık mortalite (%20’ye karşı %20,4) ve nüks oranları (%20’ye karşı %22) da benzer.​7​

Bu sonuçları yorumlarken takip verisinin ciddi ölçüde eksik olduğunu unutmamak gerekiyor; derlemedeki olguların %83,33’ünde takip bilgisi yok.​2​ Kameda’nın cerrahi olgusunda ise dört yıl boyunca nüks bildirilmemiş.​8​

Kısacası, prognozu belirleyen temel unsur altta yatan mekanizma: geçici hemodinamik olaylarda tam düzelme beklenirken, diseksiyon veya tamamlanmış enfarktta kalıcı defisit ve nadiren ölüm görülebiliyor.​2,3,7​

Acil Hekiminin Aklında Kalması Gerekenler

Öykü her şeyden önce gelir: yakın zamanda kuaför ziyareti, diş hekimi ziyareti ya da uzun süreli boyun ekstansiyonu gerektiren bir aktivite var mı ve semptomlarla zamansal ilişkisi nasıl? Siz sormazsanız, hasta kendiliğinden söylemeyebilir.​2​ Üstelik genç, erkek, mesleki maruziyeti bulunan veya yalnızca presenkopla gelen “tipik olmayan” hastalar da BPSS spektrumunda yer alıyor.​2,8,9​ Düşük kardiyovasküler risk profili de sizi rahatlatmasın; BPSS hastaları tipik inme hastalarından daha az risk faktörüne sahip olabiliyor.​7​

Fokal defisit, şiddetli veya persistan semptomlar ya da bilinen vasküler hastalık varsa standart inme iş akışına geçilmeli; gerçek inme ve servikal arter diseksiyonu öncelikle dışlanmalı.​2,7​ Ancak her baş dönmesi hastasını da tam görüntüleme protokolüne sokmak gerekmiyor.​2​ Rotasyonla tetiklenen benzer tablolarda Bow Hunter Sendromu akılda tutulmalı; bu sendromdaki tanı ve tedavi deneyimi BPSS’ye yol gösterebilir.​2,8,10​ Bazen “basit bir gastroenterit” gibi görünen baş dönmesi, bulantı ve kusmanın arkasında gerçekten bir kuaför koltuğu hikâyesi yatabilir.​1​

Yazının başındaki 63 yaşındaki kadında tanı iki gün gecikmeyle konulmuş, hipoplastik vertebral artere bağlı bozulmuş son organ perfüzyonu belirlenmiş ve hasta izleme alınmıştı.​1​ BPSS’nin adı kulağa hafif gelse de, literatür otuz yılı aşkın süredir gündelik ve zararsız görünen bir aktivitenin gerçek bir nörolojik acile dönüşebileceğini gösteriyor.

Bu nedenle kuaförden yeni çıkmış ve baş dönmesi olan bir hastada kısa bir duraklama yeterli olabilir: “Ne zaman ve nasıl başladı? Boynu hangi pozisyondaydı?” BPSS nadir, fakat sorulmadığında kolayca atlanabilir. Büyük olasılıkla olduğundan daha az bildiriliyor​2​ ; belki de gelecekteki literatürün bir sonraki olgusu sizin nöbetinizde karşınıza çıkacak.


Kaynaklar

  1. 1.
    Heckmann JG, Heron P, Kasper B, Dörfler A, Maihöfner C. Beauty Parlor Stroke Syndrome. Cerebrovasc Dis. Published online 2006:140-141. doi:10.1159/000090449
  2. 2.
    Mavrovounis G, Drivas K, Syrakouli A, et al. Stroke at the Hairdresser’s chair: A scoping review of the beauty parlor stroke syndrome. The American Journal of Emergency Medicine. Published online May 2025:29-36. doi:10.1016/j.ajem.2025.02.016
  3. 3.
    Weintraub MI. Beauty Parlor Stroke Syndrome: Report of Five Cases. JAMA. Published online April 28, 1993:2085. doi:10.1001/jama.1993.03500160051022
  4. 4.
    Golden GS. Beauty Parlor Stroke: When a Beautician Becomes a Physician. JAMA. Published online September 8, 1993:1198. doi:10.1001/jama.1993.03510100048024
  5. 5.
    Kramer PD, Rosenberg M, Gizzi M. What Are the Outcomes of Beauty Parlor Stroke Syndrome? American Journal of Physical Medicine & Rehabilitation. Published online December 2002:956. doi:10.1097/00002060-200212000-00013
  6. 6.
    LaBan MM. MUCH ADO ABOUT GETTING A “DO”! BEAUTY PARLOR STROKE SYNDROME AND SINK RADICULOPATHY: A REDUX. American Journal of Physical Medicine & Rehabilitation. Published online April 2003:333-334. doi:10.1097/00002060-200304000-00018
  7. 7.
    Correia PN, Meyer IA, Eskandari A, Michel P. Beauty parlor stroke revisited: An 11-year single-center consecutive series. International Journal of Stroke. Published online January 5, 2016:356-360. doi:10.1177/1747493015620809
  8. 8.
    Kameda T, Otani K, Tamura T, Konno S. Beauty parlor stroke syndrome due to a bone fragment from an osteophyte of the atlas: case report. Journal of Neurosurgery: Spine. Published online April 2018:389-394. doi:10.3171/2017.7.spine17226
  9. 9.
    Kano Y, Yamada K, Muto M, Oomura M, Matsukawa N. Reproducible Presyncope Due to Osteophyte Compression Into Transverse Foramen of the C5 Vertebra. Journal of Stroke and Cerebrovascular Diseases. Published online April 2021:105562. doi:10.1016/j.jstrokecerebrovasdis.2020.105562
  10. 10.
    Ndongo Sonfack DJ, Bojanowski MW, Tarabay B, Gennari A, Shédid D, Yuh SJ. Vertebral artery stenosis from osteophyte: A systematic review and case series. Neurochirurgie. Published online May 2024:101525. doi:10.1016/j.neuchi.2023.101525

Yorum yap