Deprem ve Crush Sendromu

deprem

Seferihisar açıklarında 30 Ekim’de meydana gelen deprem sonrasında yaşananlar bir ömür boyunca hafızalarımızda yer edecek. Depreme hastanede yakalanan bir Acil Tıp hekiminin gözünden o günü paylaşmak istedim. Hepimize geçmiş olsun. Kayıplarımız ömür boyu kalbimizde yer alacak.

Deprem Günü

Deprem, bulunduğunuz şehirde sizi de etkileyen bir afet. İlk anı atlattıktan sonra kendi aileniz, yakınlarınız, o sırada işyerinde bulunmayan ekip arkadaşlarınız için endişelenirken bir yandan hastane içinde afet koşullarına geçiyor ve bir kulağınız acil sağlık birimlerinden gelen haberlerde hazırlıklara başlıyorsunuz. Hangi afet türü olursa olsun bu durumda hastaların hepsinin bir arada geleceğinin, telaş ve kaosun hakim olacağının bilincindesiniz. Normalden daha fazla sağlık personeli bir anda hasta bakım alanlarına doluyor, bazı hastalar kimliksiz, kendileri hakkında bilgi verebilecek durumda olmayanlar da var. Hastane yönetimi, basın mensupları, sadece meraktan ötürü gelenler, hepsi alanı doldurmakta… Peki ne yapmalı?

Hastane Afet Planı

Depremler hastanenin ya da hasta bakım alanlarınızın tamamen veya kısmen boşaltılmasını gerektiren bir acil durum oluşturabilir. Böyle bir durumda alan(lar)ın tahliye planına ilişkin personel eğitiminin önceden yapılmış olması, hastaları taşıma tekniklerinin ve alternatif tahliye yollarının belirlenmesi ve bu planların uygulanabilirliğine ilişkin tatbikat ve incelemelerin önceden yapılması şarttır. Afetin ilk saatlerinin mevcut kaynaklarla yönetildiği düşünülürse, kaynaklar hastanelerin ilaç, malzeme ve personel ihtiyacı açısından yaklaşık 72 saatlik dahili bir rezerv bulundurmasını önermektedir.​1​

Gerekli durumlarda kapasiteyi hızlı bir şekilde artırmak için ve afet sırasında hastane hasar görürse hasta bakımı için alternatif yerlerin oluşturulması için planlar belirlenmelidir. ACEP’e göre afete hazırlık ve afet sırasında müdahale, iş birliği ve sık eğitim alıştırmaları gerektiren çok disiplinli bir faaliyettir ve acil hekimleri tüm bu basamaklarda birincil rol üstlenmektedir. Hastane Afet ve Acil Durum Planı (HAP) Yönetmeliği ise Resmi Gazete’de 20.03.2015 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir ve en kısa zamanda organize olmak, etkin hastane hizmeti sunmak ve nihayetinde mümkün olduğunca çok sayıda insan hayatını kurtarmak hedefiyle bu kılavuz hazırlanmıştır. Doğrudan bu yazının konusu olmamakla birlikte HAP hazırlama kılavuzuna buradan ulaşabilirsiniz.

Reklam

Organizasyon

Önceden belirlediğimiz plan çerçevesinde hasta bakım alanlarını oluşturduk ve görev dağılımımız uyarınca ekipler oluşturarak yerlerimizi aldık, kan merkezini bilgilendirdik, bölge bazında alanla ilgili bilgileri edinmeye başladık ve hastalarımızı karşılamaya başladık. Bu sırada etkin tıbbi bakım sağlamanın en önemli basamaklarından biri olan triyaj devreye giriyor. Afetlerde hangi hastaya önce müdahale edileceğine ve hastane öncesinde isek hangisinin önce nakledileceğine karar verdiğimiz triyaj sistemleri hakkında Erkman Sanrı’nın ilgili yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Vurgulanacak noktalar ise triyajı yapacak kişinin kıdemli olması gerektiği, triyaj alanının mümkünse acil servisin girişinde, güvenliği sağlanmış bir alanda kurulması, kayıt personellerinin hazır bulunması (hastaların kimlik bilgilerine ulaşılamayabileceği unutulmamalı) bütün taşıyıcı ekipmanın ve taşıyıcı personelin hazır bulunması gerektiği. Hasta yakınlarının kayıp olabileceğini, onların da aynı felaketi yaşadığını göz önünde bulundurmakla birlikte, yakınlarına ulaşılabilen kişiler için mutlaka hasta hakkında iletişim halinde kalmak, gerekirse bilgilendirme için bir ya da birden fazla personeli görevlendirmek önemli. Olağanüstü bir yoğunluğun olduğu ve komplike hastaların yönetildiği bu ortamda hastaların adli bildirimi, tetkik ve tedavilerinin takibi, ilgili bölüm konsültasyonlarının yapılması ve bunlarla ilgili tıbbi kayıtların uygun şekilde tutulması da gözden kaçırılmaması gereken bir nokta.

Reklam

Crush Sendromu

Son olarak bahsetmek istediğim durum ise ezilme (crush) sendromu. Şiddetli kompresyon, doğrudan doku travması ve iskemi-reperfüzyon hasarının bir sonucu olan crush sendromu ilk olarak 1941 yılında Bywaters ve Beall tarafından II. Dünya Savaşı yaralılarında tanımlanmıştır.​2​ Patofizyolojisinde kas dokusunda ezilmeye bağlı olarak miyoglobinin, potasyum, magnezyum, fosfat gibi iyonların, kreatin fosfokinaz ve laktat dehidrojenaz gibi enzimlerin açığa çıkması ve kana karışmasını engelleyen faktörün (enkaz vb.) kaldırılmasıyla birlikte bu ürünlerin dolaşıma katılması yatmaktadır.​3​

Ezilmeyi takiben kaslarda bölgesel iskemi gerçekleşir, sodyum, kalsiyum ve sıvılar serbest kalır, kas hacmi ve gerginliği artar. Nitrik oksit sistemi aktive olur ve vazodilatasyona yol açarak hipotansiyonun şiddetlenmesine katkıda bulunur.​4​ Ezilen kaslar büyük ölçüde şişmiş, sert, soğuk, duyarsız ve nekrotiktir. Normalde glomerülden süzülen miyoglobin fazla miktarlarda distal tübüllerde çöker ve metmiyoglobin, asit hematin gibi miyoglobin yıkım ürünleri afferent arteriyollerde vazokonstriksiyona neden olarak tübüler hasarı arttırır ve böbrek yetmezliği gelişir.​5​

Dolaşımda artan potasyum ise ventriküler aritmilere sebep olur. Bu nedenle henüz enkazdan çıkarılma gerçekleşmeden IV sıvı tedavisinin başlanmış olması gereklidir. Genel olarak 1000 ml/sa normal salin başlangıçta yetişkinlere iki saat süreyle bolus olarak uygulanır, ardından 500 ml/sa infüzyona devam edilir.​6​ Hedef idrar çıkışı >300 ml/sa olmalıdır. Çocuklar da benzer şekilde erken ve agresif sıvı resüsitasyonuna ihtiyaç duyar. 15-20 ml/kg/sa hızında IV hidrasyon, hasta hala enkaz altındayken başlatılmalıdır. Enkazdan çıkarma iki saatten uzun sürerse, sıvı uygulama hızı 10 ml/kg/saat hızına düşürülmelidir.​7​

Reklam

Ezilmiş ekstremitelerden potasyum ve diğer hücresel içeriklerin dolaşıma geçişini önlemek amacıyla turnike uygulanmasını destekleyen kanıt yoktur ve kanama kontrolü sağlanması ile ilgili bir problem olmadıkça önerilmemektedir.​6​ ​8​ Hiperkaleminin kardiyak etkilerini değerlendirmek için mümkünse hastane öncesinde de EKG değerlendirmesi gerekir. Hiperkalemi tedavisi IV kalsiyum, inhale salbuterol ve IV insülin+dekstroz ile (EKG bulgusu var ise transport sırasında da) yapılır. Diyaliz endikasyonları günlük uygulamadan farklı değildir: hipertansiyon, aşırı hacim yüklenmesi, üremik semptomlar, hiperkalemi, asidoz gibi durumlarda hasta diyalize alınmalıdır.​6​ ​9​

Sıvı seçimi

Normal salin (serum fizyolojik-SF) hipovolemik hastada hacim replasmanını sağlamak ve akut böbrek yetmezliğini önlemek konusunda etkilidir ve mevcut felaketin kaosunda erişilebilecek en kolay çözümdür.

%5 dekstroz + SF solüsyonu ise SF ile aynı faydaları sağlamanın yanı sıra bir miktar kalori sağladığı ve hiperkalemiyi hafifletme konusunda insülin uygulamaya yardımcı olduğu için mümkünse tercih edilmelidir.

IV solüsyonlara eklenen sodyum bikarbonat, metabolik asidozu iyileştirmek, hiperkalemiyi azaltmak, miyoglobin ve ürik asidin renal tübüler birikimini önlemek için etkili olabilir. Nöromüsküler irritabilite, somnolans veya parezi gibi semptomatik alkaloz bulguları olmadığı sürece, alkali solüsyonlar uygulanabilir (idrar pH> 6.5). Aşırı alkalizasyonun kalsiyum fosfat birikimi, hipokalseminin derinleşmesi ve hacim yüklenmesi gibi dezavantajları olacağı unutulmamalıdır.

Reklam

Mannitol diüretik etkiye sahiptir ve kas içi kompartman basıncını azaltır. Ayrıca renal tübüler hasar oluşumunu azalttığına dair görüşler vardır. Ancak yan etkileri (aşırı doz durumunda konjestif kalp yetmezliği ve olası nefrotoksisite) ve ayrıca travmatik rabdomiyolizde kullanımı konusunda tutarsız görüş bildirimleri göz önünde bulundurulmalıdır.  Anürik hastalarda mannitol önerilmemektedir.

Marmara depremi sonrasında, agresif hidrasyon uygulamasının beklenmedik bir şekilde daha sık diyaliz ihtiyacı ile ilişkilendirildiği görülmüştür. Çelişkili görünse de bu durum, pek çok depremzedenin halihazırda hastaneye ulaşmadan böbrek yetmezliği tablosuna girmiş olması ve agresif sıvı uygulaması üzerine hipervolemik olmaları ile açıklanmıştır. Enkaz altında başlatılmayan, gecikmiş sıvı resüsitasyonu bu durumun en önemli sebebidir.​10​

Algoritma

Şiddetli crush yaralanmalarında sıvı tedavisini özetleyen algotirma şeması ile yazımı sonlandırmak istiyorum.​6​ Tekrarını yaşamamak dileğiyle…

blank

Kaynaklar

  1. 1.
    Suner S. Assessing and Planning Health Actions During a Crisis. Turk J Emerg Med. 2016;15(Suppl 1):8-10. doi:10.5505/1304.7361.2015.59365
  2. 2.
    Bywaters EGL. Crushing Injury. BMJ. Published online November 28, 1942:643-646. doi:10.1136/bmj.2.4273.643
  3. 3.
    Rajagopalan S. Crush Injuries and the Crush Syndrome. Med J Armed Forces India. 2010;66(4):317-320. doi:10.1016/S0377-1237(10)80007-3
  4. 4.
    Rubinstein I, Abassi Z, Coleman R, Milman F, Winaver J, Better OS. Involvement of nitric oxide system in experimental muscle crush injury. J Clin Invest. Published online March 15, 1998:1325-1333. doi:10.1172/jci810
  5. 5.
    Gunal AI. Early and Vigorous Fluid Resuscitation Prevents Acute Renal Failure in the Crush Victims of Catastrophic Earthquakes. Journal of the American Society of Nephrology. Published online July 1, 2004:1862-1867. doi:10.1097/01.asn.0000129336.09976.73
  6. 6.
    Sever M, Vanholder R, RDRTF of ISN Work Group on Recommendations for the Management of Crush Victims in Mass Disasters. Recommendation for the management of crush victims in mass disasters. Nephrol Dial Transplant. 2012;27 Suppl 1:i1-67. doi:10.1093/ndt/gfs156
  7. 7.
    Sever M, Sever L, Vanholder R. Disasters, children and the kidneys. Pediatr Nephrol. 2020;35(8):1381-1393. doi:10.1007/s00467-019-04310-x
  8. 8.
    Sever M, Vanholder R. Management of crush victims in mass disasters: highlights from recently published recommendations. Clin J Am Soc Nephrol. 2013;8(2):328-335. doi:10.2215/CJN.07340712
  9. 9.
    Sever M, Vanholder R. Management of crush syndrome casualties after disasters. Rambam Maimonides Med J. 2011;2(2):e0039. doi:10.5041/RMMJ.10039
  10. 10.
    Sever M, Erek E, Vanholder R, et al. The Marmara earthquake: epidemiological analysis of the victims with nephrological problems. Kidney Int. 2001;60(3):1114-1123. doi:10.1046/j.1523-1755.2001.0600031114.x

Afetlerde Hastane Öncesi ve Hastane Triyajı

triyaj

Triyaj

Sınıflandırmak, sıraya dizmek veya seçmek anlamına gelmekte. Hastaların, kazazedelerin veya yaralılarının durumlarının ciddiyetine göre kategorilendirilmesidir. Afetlerde hangi hastaya önce müdahale edileceğine ve hangisinin önce nakledileceğine, triyaj sistemleri kullanılarak ile karar verilmektedir.

Geçmişte yaşadığımız afet deneyimlerimiz ve bugün mücadele verdiğimiz Covid-19 pandemisi, doğru triyajın ne kadar önemli olduğunu hepimize gösterdi. Gelecekte de başka afetlerin olabileceğini varsayacak olursak, afetlerde hastane öncesi ve hastane triyajının önemli noktalarını belirtmek isterim.

İlk olarak askeri birlikler tarafından kullanılan triyaj; günümüzde sivil toplum örgütlerinin de sık kullanmaya başlaması ile afet yönetiminin vazgeçilmez bir unsuru olmuştur. Kullanımının her geçen gün yaygınlaşmasıyla birlikte literatürde tanımlanlanmış birçok triyaj sistemi bulunmaktadır.

Reklam

En sık kullanılanları: START, JumpSTART, Homebush, Triage Sieve, PTT, CareFlight, Sacco Triyaj Metodu, Military Triage, İtalyan CESIRA, SAVE ve SORT olarak sayılabilir.

Etkin afet triyajı için triyaj kategorileri tanımlanmıştır.

Acil Bakı Kategorisi

Kırmızı renk kodu verilir. Yaşam beklentisi olan ve acil müdahale ihtiyacı olan hastalar bu gruba girer. Tedavi, stabilizasyon ve nakil imkanları bu hastalara öncelikli olarak yönlendirilmelidir. Ciddi travmalı (kafa, toraks, batın), bilinç kaybı, solunum sıkıntısı, kontrol edilemeyen kanaması, ampütasyonu, siyanozu ve hızlı-zayıf nabzı olan hastalar bu gruba dahil edilmektedir.

Ertelenmiş Bakı Kategorisi

Sarı renk kodu verilir. Bu kategorideki hastaların tıbbi müdahaleye ihtiyacı vardır. Bu müdahalenin çok gecikmesi bu hastaların anstabilleşmesine sebep olacaktır. Yani bu hastalar ‘Ağır ama Bekleyebilir’ hastalardır. Acil bakı kategorisinden kalan imkanlar bu kategorideki hastalara yönlendirilmelidir. Basit kırık ve yaralanmalar, açık kırıklar, kanaması kontrol edilebilir derin laserasyonlar, havayolu intakt kafa travmaları ve stabil abdominal yaralanmalar sıklıkla bu kategoriye dahil edilmektedir.

Reklam

Minör Kategori

Yeşil renk kodu verilir. Bu kategoride uzun gecikmeleri tolere edebilecek hastalar bulunmakta. Yaralanmalar kendini sınırlamıştır. Hastaların vital parametreleri normal ve stabildir. Acil bakı ve ertelenmiş bakı kategorilerindeki hastalardan kalan imkanlar bu hastalara yönlendirilebilir. Eğer imkan yoksa hastalar tedavisiz gönderilebilir. Abrazyonlar, kontüzyonlar ve küçük laserasyonlar bu kategoride yer alır.

Reklam

Beklentisiz/Ölü Kategorileri

Beklentisiz kategorisine gri renk kodu verilir. Bu hastaların yaşam beklentisi yoktur. Bu kategorideki hastaların maksimum müdahale ve kaynak ihtiyacı vardır ancak survileri çok düşüktür. Ciddi kafa, toraks ve batın travmalı hastalar bu kategoriye alınabilir.

Ölü kategorisine ise siyah renk kodu verilir.

Hastalar doğru kategoriye yerleştirilmelidir ve aralıklı değerlendirmeler ile kategoriler arasında geçişe imkan sağlanmalıdır. Etkin bir triyaj için en uygun triyaj sisteminin kullanılması önemlidir. Günümüzde en yaygın olarak kullanılan triyaj sistemi START ‘dır (Simple Triage and Rapid Treatment).

Reklam

START triyaj algoritması; hastanın mobilite, solunum, dolaşım ve mental durum değerlendirmeleri ile hastayı kategorize eder.

blank

Hastaların uygun triyajı yapıldıktan sonra nakillerinin sağlanması aşamasında hastaneler ile iletişim çok önemlidir. Yeterli kaynaklara sahip olmayan hastanelere yapılan nakiller mortalite ve morbiditeyi artıracaktır. Gereğinden fazla triyajın kötü sonuç ilişkisi literatürde bildirilmiştir​1​.

HASTANE TRİYAJI

Kırmızı Bölge

Hayatı tehdit edici yaralanmalı hastalara müdahale edilen bölgedir. Ameliyathane ve yoğun bakım ünitelerine yakın yerde kurulmalıdır. Hastaların başında, acil müdahale ve girişim yapabilecek doktor ve yardımcı sağlık personeli bulunmalıdır. Bu alanda travma takımı etkili bir şekilde görev yapar.

Sarı Bölge

Bu bölgede değelendirilen hastalar ağır hastalardır ancak müdahalelerde biraz gecikmeleri hemodinamik olarak tolere edebilirler. Kırmızı bölgeden arta kalan travma takımı ve diğer branş hekimleri sarı bölgede görev yaparlar.

Yeşil Bölge

Yürüyebilen ve acil müdahale ihtiyacı olmayan hastalar bu bölgede değerlendirilebilirler. İlk değerlendirme/müdahale sonrasında hastalar başka merkezlere veya evlerine gönderilebilirler. Yeşil bölgede daha az deneyimli hekimler görevlendirilebilirler.

Gri Bölge

Yaşam beklentisi olmayan hastaların gözlendiği ve analjezilerinin yapıldığı bölgedir. Burada hemşire ve diğer yardımcı sağlık personeli görev yapar.

Siyah Bölge

Hastaneye ölü olarak gelmiş veya hastanede ölmüş hastalar bu bölgededir. Patologlar ve morg görevlileri bu bölgede görev alabilir.

  1. 1.
    Frykberg ER. Medical Management of Disasters and Mass Casualties From Terrorist Bombings: How Can We Cope? The Journal of Trauma: Injury, Infection, and Critical Care. Published online August 2002:201-212. doi:10.1097/00005373-200208000-00001

Çetin şartlarda temel yara yönetimi kılavuzu; “Wilderness Medical Society”

blank

“Çetin şartlar” diye çevirebileceğimiz “austere environment” terimi, kaynakların kısıtlı olduğu yaban, felaket sonrası çevre veya gelişmemiş ülkelerdeki şartları tanımlamaktadır. Gerek 17 Ağustos depremi, gerek Van depremi, gerek sınırımızda devam etmekte olan savaş durumu nedeniyle aslında içerik olarak aşina olduğumuz bir konu. Bu şartlarda hastalara sahada yapılabilecek sınırlı müdahaleler dahi, hastaları üst basamağa ulaştırabilmekte anahtar rolü oynamakta ve hayat ile ölüm arasındaki ince çizgiyi etkilemekte. Bu yazıda, yine bir Wilderness Medical Society (WMS) kılavuzu ile karşınızdayız. Başlıktan da anlaşılacağı üzere uygunsuz çevrelerde ve çetin şartlarda temel yara bakımından bahsedeceğiz.

2010’da toplanan WMS, PubMed ve Cochraine veritabanlarında uygun anahtar kelimeler ile taranarak bulunmuş randomize kontrollü çalışmalar, gözlemsel çalışmalar ve vaka serilerinin hepsini inceleyerek çetin şartlarda temel yara yönetimi ile alakalı bir kılavuz oluşturmuş ve 2014’te güncellemiş (1). Yeterli çalışma bulunamadığında hekimlerden uzman görüşü alınmış ve önerileri sınıflandırmak için yine WMS’nin sürekli kullandığı ve bizim de artık alışkın olduğumuz American College of Chest Physicians (ACCP) sınıflama sistemi kullanılmış (2).

Tabii ki müdahale stratejileri tıbbi personelin tecrübesi ve bilgi birikimi ile doğru orantılı olacağı gibi, müdahalenin direkt sahada mı yoksa imkanların daha geniş olduğu bir üst basamakta mı yapıldığına, eğer sahada yapılıyor ise uygulayıcının yanında bulundurduğu ekipmanın çeşitliliğine göre değişecektir. Bu nedenle kılavuz bizlere lojistiğin kısıtlı olduğu durumlarda neler yapılabileceği hakkında önerilerde bulunmakta, ancak bu kılavuzu incelerken pek çok hız kısıtlayıcı basamağın olduğunu da unutmamak gerekir.

GİRİŞ

Kılavuz yazarları özellikle yaban şartlarında ufak bir yanık veya yaranın bile gerçekten ölümcül olabileceğine vurgu yaptıktan sonra başlangıç olarak yara yönetiminin amaçlarını şu şekilde özetlemişler;
1.Kanama kontrolünün sağlanması
2.Enfeksiyon riskinin minimuma indirilmesi
3.Optimal iyileşme için gerekli müdahalelerin yapılması
4.Fonksiyon kaybının minimumda tutulması
5.Kozmetik sonuçların optimize edilmesi
6.Eğer mantıklı ve pratikse definitif tedavinin yapılması

Öncelikle yara tipleri 3 ana başlıkta temiz, kirli ve kontamine yara olarak tanımlanmış. Temiz yara, bakterilerin nisbeten az olduğu bölgelerde oluşan ve ilk birkaç saat içerisinde müdahale edilebilen basit küçük yaralar, kirli yara, koltuk altı veya inguinal bölge gibi bakterilerin daha yoğun olduğu bölgelerdeki veya 6 saatten sonra müdahale edilebilmiş bütün yaralar, kontamine yara ise toprak, kirli su, feçes veya salya ile temas etmiş veya çoktan enfekte olmuş yaralar olarak sınıflanmış.

Reklam

Yara değerlendirilirken yaranın oluş mekanizması (ısırık, kesi, yanık, soğuk, boğulma, yıldırım düşmesi, yüksekten düşme, künt travma gibi) ve yaralanmanın gerçekleştiği ortamın (toprak, bataklık, nemli, kuru ortam gibi) öğrenilmesi ve hasta ile alakalı diyabet, malignite, pıhtılaşma bozukluğu veya kortikosteroid gibi immünsupresan bir ilaç kullanımının varlığı gibi iyileşmeyi geciktirecek faktörlerin ve immünizasyon durumunun (özellikle tetanoz ve kuduz için) sorgulanması gerektiği vurgulanmış.

ANESTEZİ

Kılavuzda imkanlar dahilinde genelde iki sınıf anestezik maddeden bahsedilmiş, amid sınıfı (lidokain ve bupivakain), ve ester sınıfı (kloroprokain). Cilt altı veya intradermal enjeksiyon esnasındaki ağrının azaltılması için anesteziğin oda sıcaklığına ısıtılması ve küçük çaplı iğnelerin kullanılmasının yanı sıra yalnızca lidokain için geçerli olan bir tamponlama yönteminden de bahsedilmiş (9 ml lidokain ve 1ml sodyum bikarbonat). Ayrıca anestezik solüsyona epinefrin eklenerek etki süresinin artırılabileceğinden bahsedilmiş.

Öneriler:

  • Yara bakımını ve yönetimini kolaylaştırması açısından subkütan veya intradermal anestezikler kullanılabilir (Öneri Düzeyi 1A).
  • Topikal anestezikler, subkütan veya intradermal anesteziklere alternatiftir (Ö.D. 1B)

İMMÜNİZASYON

Kılavuz, travmatik bir yaralanması olan her hastanın tetanoz proflaksisi için sorgulanması gerektiğini vurgulamış ve tetanoz proflaksisi için bir tablo paylaşmış ancak proflaksi şeması sonradan güncellendiği için geçerliliğini yitirmiş. Bu konuda Centers for Disease Control and Prevention (CDC) ve Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) mutabık olduğu ve hepimizin de aşina olduğu en son tetanoz bağışıklama şeması aşağıdaki gibidir (3);

Temiz Minör Yaralar Diğer Bütün Yaralar
Aşılanma Hikayesi Tdap veya Td Td Ig Tdap veya Td Td Ig
Bilinmiyor veya <3 doz Evet Hayır Evet Evet
≥3 doz aşılanma Hayır (Son doz 10 yıldan eskiyse Evet) Hayır Hayır (Son doz 5 yıldan eskiyse Evet) Hayır

Eğer proflaksiye ulaşım gecikecekse, tetanoz riski mevcut olan hastaya oral antibiyotik başlanarak (penisilin ve türevleri) süreç geciktirilebilir.

Kılavuzda kuduz immünizasyonundan kısaca bahsedilmiş ve genel olarak bütün ısırıkların risk taşıdığına değinilmiş. Ancak bulaş riski daha yüksek olan hayvan ısırıkları için kuduz bir acil değil de bir “urgency” olarak tanımlanmış ve temas sonrası hızlı proflaksinin ilk 24-48 saat içerisinde yapılması gerektiğine değinilmiş. Son olarak kılavuzda kuduz riskinin her zaman için tahliye gerektirdiği vurgulanmış.

Reklam

Öneriler:

  • Anamnezi ve maruziyeti nedeniyle gerekliyse, travmatik yaralanması olan her hastaya endikasyon dahilinde tetanoz immünizasyonu yapılmalıdır (Ö.D. 1C)
  • Temas sonrası hızlı proflaksi, kuduzu önlemekte etkilidir (Ö.D. 1B).
  • Kuduz bulaş riski taşıyan yaralar irrige edilmeli (mümkünse virüsidal bir ajanla) ve sütürasyonu 4 güne kadar geciktirilmelidir (Ö.D. 2C).

HEMOSTAZ

Kılavuzda kan kaybının önlenmesi ve yara muayenesi için kanama kontrolünün ilk olarak direkt bası ile sağlanabileceği vurgulanmış ve bu yöntemin Roma imparatoru Tiberius zamanına kadar geri gittiğinden bahsedilmiş. Direkt bası ile 180mm/hg kadar bir bası sağlanırken bası sağlayan özel bandajlar ile bunun yarısı kadar bir basının da kanama kontrolü için yeterli olabileceği belirtilmiş.

Öneriler:

  • Vakaların büyük bir çoğunluğunda, yara üzerine direkt bası uygulanması, akut kanama kontrolü için ilk seçilecek yöntemdir (Ö.D. 1B).
  • Bası sağlayan özel bandajlar (israeli bandage), pek çok vakada akut kanama kontrolü sağlandıktan sonra bu durumun devam ettirilmesi için kullanılabilir (Ö.D. 1B).
  • Ekstremite elevasyonu, küçük riskleri olsa da kanama kontrolünde değerli olabilir. Ancak bu yöntem ekstremitenin immobilizasyonunu veya tahliye sürecini sekteye uğratmamalıdır (Ö.D. 2C).
  • Basınç noktalarına bası uygulamanın kanama kontrolünde yeri yoktur ve daha etkili yöntemlerin uygulanmasını geciktirmektedir (Ö.D.1B).

Uzun bir süre boyunca tartışmaya neden olan turnike konusuna Çetin Şartlarda Temel Yara Yönetimi Kılavuzu bir çözüm getirmiş. ATLS-10’da daha dikkatli kullanılması gerektiğinden söz edilen ve genelde ikinci veya üçüncü tercihlerde adı geçen turnike için hayatı tehdit edici arteryel yaralanmalarda açık bir şekilde endikasyon belirtilmiş ve hatta çetin şartlarda veya yabanda yalnızca arteriyel değil bütün kanamalı ekstremite yaralanmalarında turnike kullanılması gerekliliği vurgulanmış.

Bir turnikenin genişliğinin en az 4cm olması gerektiği ve 2 saate kadar minimal komplikasyon riski ile kullanılabileceği belirtilmiş. Eğer ilk turnike kanamayı durdurmada yetersiz kalırsa ilkinin hemen proksimaline ikincisinin de yerleştirilmesi gerektiği hatırlatılmış. Eğer turnikeye yeterli basınç uygulanamaz ise tek başına venöz oklüzyon ile arteriyel kanamayı artırabileceği vurgulanmış. Önemli bir not olarak kılavuz, 2 saatten uzun süredir sıkı halde duran turnikenin definitif tedavi imkanı oluşana kadar yerinde sıkı halde kalması gerektiğini ve birkaç dakikada bir kısa süreli perfüzyon sağlamak için turnikenin gevşetilmesi gerektiği şeklindeki eski bilginin güncellenerek geçersiz hale geldiğini belirtmiş. Genelde ekstremitelerin 6 saatlik iskemiye direçli olduğuna vurgu yapılmış.

Reklam

Thoraks, batın ve boyun gibi turnike konamayacak yerler için pıhtılaşmayı sağlayıcı toz veya emdirilmiş gazlı bezlerin mevcudiyeti ve kullanılabileceği belirtilmiş. Ancak toz versiyonlarında komplikasyon riskinin daha sık olduğu hatırlatılmış ve Tactical Combat Casualty Care (TCCC) komitesinin önerilerine gönderme yapılmış (4).

Öneriler:

  • Turnike uygulaması arteriyel kanamaları durdurmada etkili bir yöntemdir ve ekstremitelerdeki hayatı tehdit edici arteriyel kanamalarda birincil müdahale yöntemi olarak seçilmelidir (Ö.D. 1A).
  • Turnike uygulaması, diğer yöntemler ile kontrol altına alınamamış bütün kanamaları kontrol etmek için kullanılabilir (Ö.D. 1B).
  • Turnike geçici perfüzyon sağlama amacı ile gevşetilmemeli (Ö.D. 1B).
  • Turnikenin toplu yaralanmalar gibi lojistik yetersizlikler veya hızlı tahliye gereksinimi nedeniyle başka bir kanama kontrol yöntemi hazır oluncaya kadar kullanımı ve sonra gevşetilmesi uygundur (Ö.D. 1B).
  • Geleneksel yöntemlerin başarısız olduğu durumlarda hemostatik ajanlar kullanılabilir (Ö.D. 1B).

YARA HAZIRLIĞI VE TEMİZLİĞİ

Kılavuz, yara içerisindeki yabancı maddelerin mikroorganizma yükünün yanısıra, kil, silika ve cam gibi negatif yüke sahip yabancı maddelerin lökosit aktivitesini bozarak 1000 kat daha enfeksiyöz olabileceğinden bahsetmiş. Dolayısıyla bu tip yaraların yıkanması ve yabancı maddelerin uzaklaştırılması önerilmiş. Göze veya herhangi vital bir organa penetre büyük yabancı cisimlerin yerinde bırakılması gerektiği hatırlatılmış. Yapılan çalışmalarda yara temizliği veya müdahale esnasında steril eldiven kullanımının, normal non-steril eldiven kulanımına göre bir üstünlüğü saptanmamış.

Yara irrigasyonu için 35ml’lik bir enjektörden 18gauge (pembe) iğne ucu ile fışkırtılan yıkama solüsyonü ile 8 psi basınç elde edilebileceği ve sahada yara irrigasyonu için bunun yeterli olacağı bildirilmiş. Ne kadar sıvı ile irrigasyon yapılması gerektiği hakkında bir fikir birliği olmamakla birlikte 1L kadar sıvı kılavuz tarafından yeterli olarak görülmüş. Kullanılacak irrigasyon solüsyonu için ise kılavuz 11 adet randomize kontrollü çalışmayı (RKÇ) tarayan bir Cochraine derlemesine atıf yaparak, içme suyu ile steril izotonik solüsyonun enfeksiyon riski açısından bir farkının olmadığını bildirmiş.

Öneriler:

  • Toprak ve yüksek bakteriyel kontaminant içeren yaralar temzilenmelidir (Ö.D. 1C).
  • Eğer düşük komplikasyon riski ile yapılabilecekse yabancı maddeler yaradan henüz sahada iken uzaklaştırılmalıdır (Ö.D. 1C)
  • Yara temziliği temiz eldivenler kullanılarak yapılmalıdır. Sterilite şart değildir (Ö.D. 1A).
  • Açık kırıklarda enfeksiyon ihtimalini azaltmak için yüksek basınçlı irrigasyon (6-12 psi basınç) önerilmektedir (Ö.D. 1A).
  • İrrigasyon mümkün olduğunda kısa sürede ve etkili bir şekilde yapılmalıdır (Ö.D. 1B).
  • İrrigasyon için en az 1L mayi kulanılmalıdır (Ö.D. 1C).
  • Yabanda, içme suyu irrigasyon mayi olarak kullanılabilir (Ö.D. 1A).
  • İrigasyon solüsyonu içerisine ek madde eklenmemelidir (Ö.D. 1A).
  • Belirgin derecede ölü doku barındıran yaralar, ileri bakıma ulaşıncaya kadar dikilmeden açık bırakılmalıdır (Ö.D. 1C).
  • Eğer yara bakımı için kılların uzaklaştırılması gerekiyorsa, tıraş etmektense makas ile kesilmesi yara enfeksiyonu için daha uygundur (Ö.D. 1C).

LASERASYONLAR

Kılavuz, her ne kadar geleneksel bilgiler kirli yaraların gecikmiş primer kapatılması (GPK) gerektiğini söylese de, hızlı primer kapatma sonrasında daha fazla yara enfeksiyonu geliştiğine dair pek az çalışma olduğuna dikkat çekmiş ve literatür taramalarına göre memeli ısırıkları, diz altı ampitasyonlar, açık kırıklar, komplike appendisit, pilonidal sinüs ve kompleks abdominal yaralanmalarda hızlı primer kapatmanın (HPK) yüksek enfeksiyon riski ile ilişkisinin gösterilemediğini belirtmiş. Yine de geleneksel olarak GPK’nın oldukça düşük bir enfeksiyon ihtimali ile HPK’ya göre üstünlüğünden bahsedilmiş. Ek olarak klasik bilginin, temiz bir yaranın ilk 4 saat içerisinde dikilmesini aksi taktirde enfeksiyon riskinin daha yükseleceğini belirtmesine rağmen yeni çalışmalarda bu sürenin 18 saate kadar uzayabileceğinin gösterildiği bildirilmiş.
Laserasyonlar ile ilgili son olarak, literatür tarafından oldukça iyi desteklenmiş olan doku yapıştırıcılarından bahsedilmiş ancak bunların yüzey gerilimi yüksek dokularda başarısızlık ihtimalinin yüksekliği hatırlatılmış. Cerrahi bantların en düşük dayanım kuvvetine sahip olduğu, staplerlerin ise, kullanım kolaylığına rağmen kozmetik sonuçlarının daha kötü olduğu vurgulanmış.

Reklam

Hangi yara çeşidine göre nasıl bir müdahalede bulunulacağı tablo 2’de özetlenmiştir.

Yara Çeşidi İrrigasyon Basıncı İrrigasyon Sıvı Hacmi Kapatma Şekli
Temiz yara Düşük (5% tam kat yanıklar, >10% parsiyel yanıklar, enfekte yanıklar, kontrol edilemeyen ağrı, elektrik yanıkları, kimyasal yanıklar, yıldırım yaralanması.

SON SÖZ

Herhangi bir yokluk durumunda, gerek çoklu yaralanmaların olduğu bir afet durumunda gerekse de yabanda bir doğa gezisi esnasında oluşabilecek yaralanmalar için temel yara bakımı hakkındaki yaklaşımın temellerini oluşturacak bu kılavuzun bütün okurlara yararlı olacağını düşünmekteyiz.

KAYNAKLAR

1 Quinn RH, Wedmore I, Johnson EL, Islas AA, Anglim A, Zafren K, Bitter C, Mazzorana V; Wilderness Medical Society. Wilderness Medical Society practice guidelines for basic wound management in the austere environment: 2014 update. Wilderness Environ Med. 2014 Dec;25(4 Suppl):S118-33. doi: 10.1016/j.wem.2014.08.015.

2 Guyatt G, Gutterman D, Baumann MH, Addrizzo-Harris D, Hylek EM, Phillips B, Raskob G, Lewis SZ, Schünemann H. Grading strength of recommendations and quality of evidence in clinical guidelines: report from an american college of chest physicians task force. Chest. 2006 Jan;129(1):174-81.

3 https://www.cdc.gov/tetanus/clinicians.html. (Erişim tarihi 10.08.2019, Saat 23:00).

4 https://www.naemt.org/docs/default-source/education-documents/tccc/tccc-mp /guidelines/tccc-guidelines-for-medical-personnel-180801.pdf?sfvrsn=13fc892_2 (Erişim tarihi 10.08.2019, Saat 23:00).

Sosyal Medya ve Afet

Sosyal medya ve Afet

Sosyal medyanın afet yönetimindeki rolü, Ocak 2010 Haiti depremine verilen yanıtla dünya çapında parlamaya başladı. Sosyal medya milyonlarca doları toplayan çabanın merkezinde oldu. Hemen deprem sonrasında, dünyadaki insanların Haiti depremi hakkında öğrendiklerinin çoğu sosyal medya kaynaklarından geliyordu. Haiti felaketinde, Twitter, özellikle afetle ilgili bilgileri hızla ilettiği için büyük bir rol oynadı. Twitter, depremden sonra genişletilmiş elektronik tartışmaların ana konusu oldu. Sadece Haiti depreminden sonra değil, aynı zamanda Şili ve Meksika’daki depremlerden sonra hem kamu hem de özel kurumlar, Google Maps’i yoğun olarak kullandı. Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca kişi bilgi toplamak, para bağışlamak ve destek sunmak için My Space ve Facebook tartışma gruplarına katıldı. Haiti depreminden saatler sonra, “Haiti” Twitter’da en popüler kelime oldu. Haiti’deki kullanıcılar, resimler ve hasarlı alanlar hakkında bilgiler de dahil olmak üzere canlı deprem yayını sağladı. Aynı fenomen yine Şili depreminden sonra meydana geldi. Yaklaşmakta olan bir tsunaminin belirtileri için tehlikeli plajları izlemek için cep telefonları ve Skype kullanıldı. Siber trafik, bireysel kullanıcılar ile sınırlı değildi; CNN gibi geleneksel medya da sosyal medya da bu yayınları paylaştı1.

Afet Öncesi Sosyal Medya

Afete hazırlanma aşamasında süreç bilgileri, yaklaşan afet (sel, fırtına vb.) uyarıları sosyal medya aracılığı ile geniş kitlelere ulaştırılabilir. Okulların kar nedeniyle tatil edilmesinin, resmi kurumların sosyal medya hesapları üzerinden duyurulması buna en güzel örnektir. Yaklaşan bir fırtınanın etki edeceği bölgeler hakkında halkın önceden uyarılması, deprem gibi beklenmedik afetlerde önceden toplanma alanları hakkında yapılan bilgilendirmeler ya da afet anında yapılması gerekenlerle ilgili eğitim videoları için sosyal medya birçok alternatif hizmet sunabilmektedir.

Yalnızca afete hazırlıkta aktif rol oynayan bireylere veya kuruluşlara ulaşmanın yanında, sosyal medya kullanıcılarının afet bilgilerine istedikleri an ulaşma potansiyeli sunmaktadır. Örneğin, bir kullanıcı Facebook veya Twitter’da takip ettiği biri aracılığı ile içeriği aramıyor olsa bile afet hazırlığı bilgisiyle karşılaşabilir, böylece afet hazırlık bilgisinin etkisi artabilir2.

Reklam

Afet Anında Sosyal Medya

Afet organizasyonları uyarılarını Facebook ve Twitter gibi sosyal medya siteleri aracılığıyla yayabilir. Bu hesapları izleyenlerin veya bunlara bağlı olan kişilerin uyarıları alacağı anlamına gelir. Ek olarak, bir kullanıcı afet kurumu hesabına bağlı olmasa bile, bireyin sosyal ağındaki bir başkası tarafından yeniden gönderilmesi veya yeniden tweetlenmesi sonucu görebilir. Bu yolla uyarılar, çevrimiçi sosyal ağlar üzerinden yayılarak geniş şekilde paylaşıldıkça daha fazla etki sağlar. Ayrıca, sosyal medya, afet uyarılarının, coğrafi bir alanda belirli hesabı veya cihazı olan herkese dağıtılması için potansiyel sunmaktadır. Böyle bir otomatik uyarı sistemi, kullanıcıların bu güncellemeleri almak için kaydolmalarına veya seçmelerine gerek olmadığı anlamına gelir ki bunun yerine mesajları, yalnızca uygun cihaza sahip olma ve tehlike bölgesinde olma durumundan dolayı alabilirler2.

Bir felaket sırasında ve hemen ardından insanlar etkilenen bölgedeki aile ve arkadaşların güvende olup olmadığını bilmek isteyeceklerdir. Dahası, eğer tahribat seviyesi çok yüksek ise, bireylerin çoğu zaman check-in yapacakları, başkalarına durumlarını bildirecekleri ve başkalarıyla bağlantı kurabilecekleri bir yere ihtiyaçları olacaktır. Facebook gibi bazı platformlar “Güvendeyim” uygulaması sunarak kişilerin durumları hakkında ailesini haberdar etme olanağını bile sunmaktadır. Afet anında, sosyal medya, geleneksel medya biçimlerinden daha güvenilir olabilir. Twitter gibi microblog sosyal medya hizmetleri, özellikle afetle ilgili bilgileri belgelemek için yararlı olabilir. Bilgi toplayıcıları, normalde olay hakkındaki bilgileri çeşitli kaynaklardan toplar, harmanlar ve bunlarla ilişkilendirir. Diğer sosyal medya kullanıcıları, bu merkezlere, bilgileri toplayarak, yorum göndererek, tweetleri veya diğer yayınları yönlendirerek katkıda bulunabilir. Böyle bir sistem, olay hakkındaki bilginin farklı lokasyonlardaki çeşitli kullanıcılardan toplanmasına izin verir, içeriğin üretilmesine izin verir (ve böylece bilgi ağı daha esnek olabilir). Afet anında neler olup bittiği, kapsamı, müdahale bilgileri etkin bir sosyal medya analizi ile sağlanabilir2.

Reklam

Afet Sonrası Sosyal Medya

Yaşanan olay hakkında farkındalık yaratılması ve bu farkındalığın geliştirilmesi sosyal medya aracılığı ile gerçekleştirilebilir. Gönüllü ihtiyacı, toplanacak yardımlar için kampanya duyuruları, en hızlı, sosyal medya araçlarınca yapılabilir2. Afet sosyal medyası, felaketin bireyler ve topluluklar üzerindeki etkisine ilişkin farkındalığı arttırmak, felaketten etkilenenlere yardım etmek için bağışları kolaylaştırmak, bireylerin afetlere müdahale ve iyileşme ile ilgili yardımlarını listelemek ve bulma yollarına aracılık etmek fırsatlarını sağlamak için kullanılabilir3.

Afet sosyal medyasının kullanılması, zihinsel / davranışsal sağlığın iyileştirilmesiyle ilişkili olabilecek tutum ve duyguları kolaylaştırabilir. Sosyal medya, kullanıcılara olay hakkındaki duygularını ifade etme, olaydan etkilenenler hakkında endişelendiklerini bildirme ve olayda ölen herhangi bir kimsenin yasını ve hatıralarını aktarma fırsatı sağlayabilir. Kurbanların yalnız olmadıklarını hissettirmek, psikolojik destek sağlamak, duyguları, endişeleri, iyi dilekleri ifade etmek mümkündür. Evlerini terk etmek zorunda kalan halkın tekrar bir araya gelmesi, belirli mahalleler tarafından düzenlenen çevrimiçi tartışma platformları, sakinlerin eve dönmeden önce yeniden bağlantı kurmalarını sağlayabilir2.

Sosyal Medyanın Dezavantajları

Afetlerin ve sosyal medyanın çok yönlü ve sıklıkla karmakarışık doğası, kriz esnasında sosyal medya potansiyelinden yararlanmak için organizasyonel sistem planlama ve eğitimini gerektirmektedir2. Sosyal medya, kriz yönetimi ve iletişimi için düşük maliyetli ve kolay erişilebilir bir araç sağlayarak halkın bu yeni ortama uyum sağlamasına olanak sağlamıştır1. Ancak afetler sıklıkla iletişim ve bilgi altyapısına zarar verir bu nedenle sosyal medya kullanılabilirliği azalır ve daha az bilgi akışı gerçekleşir4.

Reklam

Söylenti yayılımı göz ardı edilemez. Yanlış veya yanıltıcı bilgilerin yayılması, istemeyerek ya da kasıtlı olarak yapılması söz konusu olabilir. Photoshop tarzı görüntü manipülasyonu bile yapılabilir. Sosyal medya, sunulan ile gerçeklik arasındaki boşluğu kapatır mı yoksa arttırır mı? Söylemek için çok erken. Bununla birlikte, “viral” olan ve bu nedenle milyonlarca kullanıcı tarafınca görülmüş bir mesaj fikri de oldukça endişe vericidir5. Bununla birlikte, bu tür ortamlarda, bilgi, hem vatandaşların hem de idarenin, kabul etme, işleme alma ve buna göre hareket etme açısından, normal doğrulama süreçlerinden geçemeyebilir6. Geleneksel medyayı düzenleyen normal kontrol ve dengelerin yokluğunda, insanlar felaketle ilgili kişisel olayları ve koşulları tanımlamak için sosyal medyayı kullandıklarında mahremiyet hakları ihlalleri meydana gelebilir1.

Gelecekte

Afet planlayıcıları, sahada aktif rol oynayanlar ve araştırmacılar, sosyal medyanın daha iyi afet haberleşmesi ve operasyonları kolaylaştırma potansiyeli ile ilgili olumlu düşünmektedirler. Bu düşünce, afet iletişimi için geleneksel medyaya göre daha avantajlı olduğu kabul edilen, sosyal medya özelliklerine dayanmaktadır2. Geliştirilmiş bir farkındalık, bu yeni uyarlanabilir kapasitenin, kamu politikalarına daha iyi hizmet etmesine yardımcı olacaktır1. Twitter’ın bilgi ağı özellikleri, küresel bilgi yayılımını kolaylaştırır ve hızlandırır; sosyal ağ özellikleri coğrafi ve kişisel olarak ilgili bilgilere erişimi kolaylaştırmakta ve mesaj uzunluğunun sınırlı olması bilgilendirici alışverişi teşvik etmektedir. Sosyal medyanın sürekli izlenmesiyle, sosyal medya verilerine karşı analiz için yeterli sayıda benzer nitelikte olay bulunduğunda, felakete özgü öngörücü modeller tasarlanabilir7.

Reklam

Bir afet sosyal medya sitesi, kullanıcıları benzer veya tamamlayıcı işlevlere sahip diğer afet sitelerine bağlayabilir. Böylece sosyal medya bağlamında herhangi bir tek başlangıç noktasının faydası potansiyel olarak genişletilebilir. Sosyal medyanın devam eden evrimi göz önüne alındığında, burada açıklanan çerçeve zaman içinde değişebilir. Afet durumları için sosyal medya araçlarının geliştirilmesinin kolaylaştırılmasına, sosyal medya uygulama süreçlerini formüle edilmesine ve etkilerinin bilimsel olarak değerlendirmesine hali hazırda ihtiyaç devam etmektedir. Afet durumlarında sosyal medyayı kimin kullandığı ve nasıl kullanıldığını kapsayan kapsamlı bir çerçeve gereklidir2.

Sonuç

Aslında, sosyal medya, afet müdahalesinin temel organizasyon yapısını değiştiriyor. Yeni çoklu uyuma uygun, eş güçler arasına dağıtılmış yanıt ağları sistemi, geleneksel hiyerarşik tabanlı, merkezi ve sosyal olarak organize olmuş olay yönetim sisteminin güçlenmesine yardımcı olmaktadır8. Sonuç olarak, etkili afet iletişim süreçleri ve sistemleri geliştirmek hükümetler, kuruluşlar, topluluklar ve vatandaşlar için öncelik olmalıdır. Sosyal medya gibi güncel ve gelişen iletişim teknolojileri, bu teknolojilerin artan bilgi kapasitesi, güvenilirlik ve etkileşim potansiyeline sahip olmaları, daha iyi bir afet haberleşme olanağı sunmaktadır3. Sosyal medya, dünyanın felaketlere nasıl cevap verdiğini değiştirdi – geleneksel afet yönetimi yöntemleri bir “patlama” ile değil bir “tweet” ile değişti1.

Afet Yönetimi ve Tıbbi Uygulamalar
 
Bilgilendirme Notu

Bu yazı, yakında çıkacak olan “Afet Yönetimi ve Tıbbi Uygulamalar” kitabında yer alan ve tarafımca yazılmış olan “Sosyal Medya ve Afet” bölümünün özetidir.

Kaynaklar

  1. 1.
    Keim M, Noji E. Emergent use of social media: a new age of opportunity for disaster resilience. Am J Disaster Med. 2011;6(1):47-54.
  2. 2.
    Houston J, Hawthorne J, Perreault M, et al. Social media and disasters: a functional framework for social media use in disaster planning, response, and research. Disasters. 2015;39(1):1-22.
  3. 3.
    Jaeger PT, Shneiderman B, Fleischmann KR, Preece J, Qu Y, Fei Wu P. Community response grids: E-government, social networks, and effective emergency management. T. 2007;31(10-11):592-604. doi:10.1016/j.telpol.2007.07.008
  4. 4.
    Shklovski I, Burke M, Kiesler S, Kraut R. Technology Adoption and Use in the Aftermath of Hurricane Katrina in New Orleans. A. 2010;53(8):1228-1246. doi:10.1177/0002764209356252
  5. 5.
    Alexander D. Social media in disaster risk reduction and crisis management. Sci Eng Ethics. 2014;20(3):717-733.
  6. 6.
    Mehta A, Bruns A, Newton J. Trust, but verify: social media models for disaster management. Disasters. 2017;41(3):549-565.
  7. 7.
    Kryvasheyeu Y, Chen H, Obradovich N, et al. Rapid assessment of disaster damage using social media activity. Sci Adv. 2016;2(3):e1500779.
  8. 8.
    Sutton J, Palen L, Shklovski I. Back channels on the front lines: Emergent uses of social media in the 2007 Southern California wildfires. In: Washington, DC, USA; 2008.

Kitap Klübü: Oxford American Handbook of Disaster Medicine

blank

Disaster Medicine

Dünya üzerinde bir afet meydana geldikten sonra gündeme gelen, en büyük gelişim dönemlerini afetlerden sonra yaşayan bir disiplin, afet tıbbı. Bu işe gönül veren kişilerin, çevresindekiler çok daha popüler ve nispeten ilerlemeye daha elverişli konularda hızla isimlerini duyururken, kendilerini inatla adadığı bir bilim aynı zamanda.

1970’lerde Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan eş zamanlı pek çok orman yangınında kurumların bir birleri ile olan koordinasyon güçlüğü ve hazırlıksız yakalanılan afet neticesinde önce itfaiye teşkilatı tarafından oluşturulan FIRESCOPE isimli organizasyon; daha sonra bu organizasyon ve komuta zinciri örnek alınarak hastane afet planlarının oluşması şüphesiz afet tıbbının en önemli katkılarından.

Tabi afet tıbbı yalnızca hastane afet planlarından oluşuyor demek çok büyük haksızlık olur. Genel olarak afetlerin tüm çeşitleri ile ilgili hem veri analizi yapılıyor hem de bu analizler doğrultusunda yönetim ve tıbbi karar önerilerinde bulunuluyor.

Reklam

Bu öneriler çeşitli kitaplarda toplanmış olsa da bu kitaplar afet anında bu bilgilerin gözden geçirilmesini güçleştirecek boyutlara sahip olabilir. Kitap seçiminde kullanım kolaylığı açısından boyutları da değerlendirilmelidir. Ayrıca unutulmaması gereken bir diğer nokta da her tıbbi bilgiye internet üzerinden ulaşmak doğal bir günde mümkün olsa da afetlerde tüm iletişim olanakları sınırlı olabilir. Bu nedenle iletişim sistemlerindeki aksaklıktan etkilenmemek için tüm acil tıp kliniklerinin kütüphanesinde afet tıbbı kitabı bulunması faydalı olacaktır.

Reklam

20131108_183301 20131108_181233

Oxford University Press tarafından yayınlanan “Oxford American Handbook of Disaster Medicine” kitabı rahatlıkla taşınabilecek boyutlara sahip ve hemen her konuda yol gösterici bilgiler içeren bir cep kitabı. Aslında  “Cep Kitabı” demek boyut olarak kolay olsa da içerik olarak olduğundan küçük görünmesi endişesi yaratıyor.

Reklam

820 sayfadan oluşan bu eserin bölümleri şöyle

  • Giriş (Afet ile ilgili genel tanımlar, afetin safhaları)
  • Afet Yanıtının Bileşenleri
  • Hastane Afet Yanıtının Bileşenleri
  • Afet Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler
  • Afet Yönetiminin Temel Prensipleri (Afet Planları, Dekontaminasyon, İletişim, Triaj Esasları, Pediyatrik Endişeler)
  • Afet Yönetiminde Özel Konular (Afet ve Triaj İncelemeleri, Afet Tatbikatları ve Eğitim, Afet Etiği, Afet Enformatiği, Afetlerde Ultrasound Kullanım Alanları, Terörizm, Palyatif Bakım gibi pek çok konu başlığı incelenmekte.)
  • İnsan Kaynaklı Afetler
    • Biyolojik Afetler (Anthrax, Botulizm,…)
    • Kimyasal Afetler (Solunum Güçleştiren Ajanlar, Cilt Lezyonu Oluşturan Ajanlar, Siyanid, Sinir gazları, Organofosfatlar, Patlayıcılar, Nükleer terörizm,…)

20131108_181401 20131108_181631

  • Mekanik ve Yapısal Afetler
    • Karasal (Otomobil ve Otobüs Kazaları, Yangınlar,  Demiryolu Afetleri, Metro Afetleri)
    • Su ve Hava Taşıtı Afetleri (Hava Taşımacılığı ve Helikopter Afetleri, Gemi Afetleri)
  • Doğal Afetler (Heyelan, Soğuk Hava Afetleri, Deprem, Sel, Sıcaklık Afetleri, Fırtına, Tsunami, Volkan, Yıldırım,…)
  • Afet Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler (Barınma Sorunu, Afetzede Psikolojisi, Uluslar Arası Afet Organizasyonları,…)

Kitabın editörü Brown Üniversitesi Alpert Tıp Fakültesi’nde Acil Tıp Anabilim Dalında bir öğretim üyesi olan Robert A. Partridge. 2012 yılında yayınlanan kitap Amazon.com’dan alınabiliyor. 4-7 gün içinde teslimat seçeneği seçildiğinde yaklaşık 160TL’ye mal oluyor (gerçekten de 4 günde teslim ediliyor).

Kitabın kağıt kalitesi çok iyi, pek çok tablo 2 renkli, fotoğraf görüntüsü oldukça az kullanılmış. Cepte taşınabilir boyutlarda ve hafif sayılabilir.

Başta da belirtildiği gibi, acil tıp klinikleri kütüphaneleri ve ilgilenen kişilerin özel kütüphaneleri için faydalı bir kaynak.