Skip to content

Huzursuz Bacak Sendromu

blank
Reklam

Huzursuz bacak sendromu (HBS), nörolojik bir bozukluk olarak kabul edilir ve bacaklarda hissedilen hoş olmayan hisler ve bu hisleri gidermek için bacakları hareket ettirme isteği olarak tanımlanır. Willis-Ekbom hastalığı olarak da bilinmektedir. Hastaların bacaklarında görülen bu hoş olmayan hisler sıklıkla; yanma, ürperme, kaşınma, zonklama, iğne batması, çekilme veya bacaklar üzerinde böcek yürüme hissi olarak algılanır. Bu hisler sıklıkla baldırda olsa da uyluktan ayak bileğine kadar olan bölgenin herhangi bir yerinde hissedilebilir. Tek taraflı olabileceği gibi bilateral de görülebilir. Etkilenen uzvu hareket ettirmek geçici olarak bu rahatsız hisleri baskılar. Dolayısıyla hastanın bu rahatsız hislerden kaçınmak için bacaklarını hareket ettirme döngüsüne girdiği bir durum oluşur​1–5​.

Akamedika

Amerika Birleşik Devletleri verilerine bakacak olursak toplumun %10’u bu sorundan muzdariptir. Kadınlarda daha sık görülür ve orta yaştaki kişiler daha ağır semptomlarla seyretme eğilimindedir. Yaş arttıkça semptomların şiddeti, sıklığı ve süresi genellikle artar.1 Bu sendroma sıklıkla diğer uyku problemleri de eşlik eder. Hastalığın kendi doğasından ötürü hastalar uykuya dalmakta zorluk yaşarlar ve hastaların çoğunluğunda gündüz yorgunluğu görülür.

HBS patofizyolojisi hala net olarak aydınlatılamamıştır. Bazı vakalarda durumun genetik olduğu düşünülse de bazı vakalarda kronik hastalıklara (diyabet, böbrek yetmezliği, kronik alkolizm vb.) bağlı olarak sinir hasarı olduğu düşünülmektedir.

Demir eksikliğinde de HBS’nin daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Ve tabii ki her hastalıkta olduğu gibi bazı ilaçlar semptomları ağırlaştırabilmektedir. Antiemetikler (özellikle metpamid), antipsikotikler ve antidepresanlar (TCA’lar, SSRI’lar, SNRI’lar) ve antihistaminikler bunlardan bazılarıdır. Gebelik döneminde özellikle 3. trimesterde olmak üzere semptomlarda artış görülür ve sıklıkla doğumdan birkaç ay içerisinde bu semptomlar geçer. Alkol, sigara ve kafein kullanımı dolaylı olarak uyku düzenini bozabildiği gibi direkt olarak da hastalığın seyrini kötüleştirebilir.

Hastalarda gelişen rahatsız edici hisler sıklıkla uzun süre oturma ya da uzanma sonucunda başlarlar. Bu uygunsuz hisler sonucunda hastalarda;

  • Semptomları geçici olarak giderebilmek için bacakları hareket ettirme ihtiyacı:
    • Germe veya bükme,
    • Bacakları ovmak,
    • Yatak içerisinde dönme,
    • Kalkıp yürüme ihtiyacı.
  • Özellikle geceleri uykuya dalmaya çalışırken, uzanırken ya da herhangi bir inaktif etkinlik sırasında kötüleşen semptomlar,
  • Günün geç saatlerinde ve gece olmak üzere huzursuz hissetme görülür.

Bu hastalarda tanı koymak bulgu ve belirtilere dayanır. Genişletilmiş anamnez ve fizik muayene önemlidir. Bazı durumlarda kan tetkikleri veya uyku testi yapılabilir. Fakat hali hazırda kesin bir tanı testi yoktur. Temel olarak tanı hikaye ve muayeneye dayandığı için çocuklarda tanı koymak daha zordur. Çocukların dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu ya da büyüme ağrıları şeklinde yanlış teşhis alması çok olasıdır. 

Hastalığın tedavisi semptomların yoğunluğuna göre belirlenir. Hafif olgularda hayat tarzı değişiklikleri sıklıkla yeterli olmaktadır.2 Düzenli uyku, düzenli egzersiz ve hastalığı şiddetlendiren eden şeylerden (sigara, kafein, alkol vb.) uzak durmak tedavinin ilk basamağıdır.  Sıcak banyo, bacak masajı, bacaklara sıcak pedler ya da soğuk buz paket uygulamaları da denenebilir.

Demir eksikliği, hastaların çoğunda altta yatan sebep olarak görüldüğünden tedavide demir replasmanı önemli bir yere sahiptir. Serum ferritin düzeyi 75 ng/mL’in altında olan kişilerde replasman önerilir. Tedavi ilk olarak oral başlar. Malabsorbsiyon, intolerans veya tedaviye yanıtsız olgularda intravenöz tedavi düşünülebilir. İntravenöz tedaviye yanıt 6 hafta içinde görülürken, oral tedaviye yanıt sıklıkla 2-3 ayda görülür. 3

Hayat tarzı değişikliklerine yanıtsız olgularda farmakolojik tedavilere geçilir. Her hasta medikal tedavilere aynı yanıtı vermemektedir. Bazı kişilerde çok etkili iken bazı kişilerde aynı tedavi semptomları daha kötü hale getirebilir.4,5

Başlıca kullanılan ilaçlar:

  • Dopamin agonistleri, FDA onaylı olarak pramipeksol, ropinirol, rotigotin orta-ağır HBS’de kullanılmaktadır. İlk tercih ajanlar arasındadır. Gün içinde uyku hali, bulantı ve sersemlik gibi yan etkileri olabilir.  
  • Parkinsonda sıklıkla tercih edilen Karbidopa/Levodopa bir diğer tedavi ajanıdır. Tarihsel olarak tedavide ilk kullanılmaya başlayan ajanlardır. Beyindeki dopamin miktarını arttırarak bacaktaki rahatsız hisleri azalttığı düşünülmektedir. Uzun süre kullanımda augmentasyon (özetle ilacın etkisinin azaldığı ve semptomların arttığı durum) gelişmektedir. Augmentasyon gelişmesi ya da tedavi başarısızlığı durumunda diğer ajanlar denenmelidir.
  • Benzodiazepinler (alprazolam, klnazepam): Özellikle sedatif etkilerinden dolayı uykuya yardımcı olarak tedavide kullanılır, fakat gün için uykululuk hali yapabilirler.
  • Narkotik ağrı kesiciler (kodein, tramadol, oksikodon), kronik veya refraktör HBS’da tercih edilirler. Mekanizma hala tam olarak bilinememektedir, spinal opioid ve dopamin reseptörleriyle ilişkili olduğu düşünülmektedir.
  • Antikonvülsan ilaçlar (Karbamazepin, gabapentin, pregabalin): İlk tercih ajanlar arasındadırlar. Dopamin agonistlerininin aksine augmentasyon görülmez. Özellikle ağrısı ve kronik uyku sorunu olan hastalarda tercih edilmektedirler. İntihar düşüncesini arttırmaları, kilo alımı, bacaklarda ödem dikkat edilmesi gereken yan etkileridir. Ayrıca renal atılıma uğradıkları için böbrek yetmezliğinde doz ayarlaması gerekmektedir.

Acil servis başvurularında, ilacını unutan olgularda ya da yeni tanı koyulan olgularda özellikle intravenöz narkotik analjezik ilaçlar (tramadol vb.) kullanılabilir. Bu hastaların uzun dönem tedavilerinin düzenlenebilmesi için nörolojiye yönlendirilmesi elzemdir.

_________________________

Kaynaklar

  1. 1.
    Berger K, Luedemann J, Trenkwalder C, John U, Kessler C. Sex and the risk of restless legs syndrome in the general population. Arch Intern Med. 2004;164(2):196-202. doi:10.1001/archinte.164.2.196
  2. 2.
    Mitchell U. Nondrug-related aspect of treating Ekbom disease, formerly known as restless legs syndrome. Neuropsychiatr Dis Treat. 2011;7:251-257. doi:10.2147/NDT.S19177
  3. 3.
    Trotti L, Becker L. Iron for the treatment of restless legs syndrome. Cochrane Database Syst Rev. 2019;1:CD007834. doi:10.1002/14651858.CD007834.pub3
  4. 4.
    Aurora R, Kristo D, Bista S, et al. The treatment of restless legs syndrome and periodic limb movement disorder in adults–an update for 2012: practice parameters with an evidence-based systematic review and meta-analyses: an American Academy of Sleep Medicine Clinical Practice Guideline. Sleep. 2012;35(8):1039-1062. doi:10.5665/sleep.1988
  5. 5.
    Wilt T, MacDonald R, Ouellette J, et al. Pharmacologic therapy for primary restless legs syndrome: a systematic review and meta-analysis. JAMA Intern Med. 2013;173(7):496-505. doi:10.1001/jamainternmed.2013.3733

Bu Yazının Podcasti

blank

Gizem Coşkun Yüksel

Acilcinin Sesi

Acilcinin Sesi Podcast

blank

Yazar

Tıp eğitimini Hacettepe Üniversitesi’nde alırken acil tıpla tanışmış ve hekimliğini başka bir mecrada devam ettiremeyeceğini fark ederek Hacettepe’de acil ihtisasını tamamlayarak en genç acil uzmanlarından birisi olmuştur. Öğrenmenin limiti olmadığını düşünür yeni bilgi edinmeyi ve yeni yüzlerle tanışmayı sever. Halihazırda Marmara Üniversitesi Pendik EAH Acil Tıp Kliniğinde uzman tabip olarak çalışmaktadır.

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


blank
Yükleniyor..