19 dk

Yakın zamanda yayınlanan “2026 Akut İskemik İnme Hastalarının Erken Yönetimi Kılavuzu​​​1​”yla ilgili bu serimizin üçüncü bölümünde  ‘’Acil değerlendirme ve tedavi’’ ile ‘’Genel Destekleyici Erken Yönetim’’ bölümlerinden bahsedeceğiz. Keyifli okumalar dilerim.

Acil Değerlendirme ve Tedavi

İnme Ölçekleri

Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
1B-NRAkut iskemik inme (Aİİ) şüphesi olan hastalarda, başlangıçta ve reperfüzyon tedavileri sonrasında klinik defisitlerin değerlendirilmesi için bir inme şiddet ölçeği kullanılmalıdır. Bu amaçla tercihen NIHSS önerilir.

NIHSS (National Institutes of Health Stroke Scale), nörolojik defisiti güvenilir ve objektif biçimde değerlendiren standart bir ölçektir. Farklı sağlık profesyonelleri tarafından uygulanabilir. Klinik iletişimi kolaylaştırır. Tromboliz ve endovasküler tedaviye uygun hastaların belirlenmesine yardımcı olur. Ayrıca klinik değişimleri izlemeyi ve komplikasyon riski yüksek hastaları tanımlamayı sağlar.

Başlangıç, Vasküler ve Multimodal Görüntüleme Yaklaşımları

Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
1AAkut iskemik inme şüphesi olan hastalarda, reperfüzyon tedavisine başlamadan önce iskemik yükü değerlendirmek (örneğin ASPECTS ile) ve intrakraniyal kanamayı dışlamak amacıyla acil beyin görüntülemesi yapılmalıdır. Bu amaçla kontrastsız BT veya MRG önerilir.
1B-NRAkut iskemik inme şüphesi olan hastalara hizmet veren hastanelerde, acil beyin görüntülemesinin mümkün olan en kısa sürede (örneğin 25 dakika içinde) yapılmasını sağlayacak süreç iyileştirme temelli protokoller oluşturulmalıdır. Bu yaklaşım, zamanında reperfüzyon tedavisini kolaylaştırır.
1B-NRAkut iskemik inme ve büyük damar oklüzyonu şüphesi olan hastalarda, kontrastlı BT anjiyografi ve/veya BT perfüzyon görüntülemesi, serum kreatinin sonucu beklenerek geciktirilmemelidir.
 2aC-LDAkut iskemik inme şüphesi olan pediatrik hastalarda, servikal ve intrakraniyal damarları içeren acil beyin ve vasküler görüntülemenin MRG/MRA ile yapılması uygundur. Bu yaklaşım, büyük damar oklüzyonunu saptamaya ve arteriyel iskemik inmeyi hemorajik inme veya inme taklitlerinden ayırt etmeye yardımcı olur.
2aC-LDAkut iskemik inme şüphesi olan pediatrik hastalarda, MRG/MRA’ya 25 dakika içinde ulaşılamıyorsa, büyük damar oklüzyonunu saptamak amacıyla servikal ve intrakraniyal damarları içeren acil BT/BTA görüntülemesi yapılması uygundur.
2aB-RSemptomlarla uyanan ya da başlangıç zamanı bilinmeyen ve son sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saati aşmış, ancak tromboliz için uygun olan hastalarda, genişletilmiş zaman penceresinde İntravenöz Tromboliz (IVT) adaylığını belirlemek için MRG’de DWI-FLAIR uyumsuzluğu kullanılabilir.
2aB-RSemptomlarla uyanan ya da başlangıç zamanı bilinmeyen ve son sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5–24 saat geçmiş olan hastalarda, genişletilmiş zaman penceresinde IVT uygunluğunu belirlemek için BT perfüzyon veya MR DWI-PWI temelli, otomatik yazılım analizli görüntüleme kullanılabilir.
1AAkut iskemik inme ve büyük damar oklüzyonu şüphesi olan, son sağlıklı görülme zamanından itibaren 24 saat içinde başvuran hastalarda, Endovasküler tedavi (EVT) adaylığını belirlemek ve tedaviyi planlamak için servikal ve intrakraniyal damarları içeren acil beyin ve vasküler görüntüleme (BT/BTA veya MRG/MRA) mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır.
2aAAkut iskemik inme ve büyük damar oklüzyonu şüphesi olan, son sağlıklı görülme zamanından itibaren 6–24 saat içinde başvuran hastalarda, EVT değerlendirmesinde ek olarak BT perfüzyon, MRG (DWI-FLAIR uyumsuzluğu) veya otomatik yazılım analizli MR DWI-PWI görüntüleme, hemen erişilebilir ise yararlı olabilir.
2bB-RGeçerli bir inme şiddet ölçeğiyle (örneğin RACE >4) hastane öncesi değerlendirmede büyük damar oklüzyonu şüphesi saptanan ve EVT’ye uygun hastalarda, müdahaleye kadar geçen süreyi kısaltmak ve fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla doğrudan anjiyografi ünitesine yönlendirme (DTAS) düşünülebilir. Bu yaklaşımda düz panel baş BT çekimi yapılabilir ya da klasik görüntüleme sonrası kateter anjiyografiye geçilebilir.
2bB-NRGörüntüleme veya klinik değerlendirmeye göre büyük damar oklüzyonuna bağlı akut iskemik inme şüphesi bulunan ve EVT’ye uygun olduğu belirlenen, acil olarak sevk edilmiş hastalarda; klinik durumda değişiklik veya belirgin nakil gecikmesi yoksa, trombektomi merkezine varışta tekrar beyin görüntülemesi yapılmadan DTAS uygulanması düşünülebilir.

Beyin görüntüleme, akut iskemik inme için reperfüzyon tedavisi planlanan erişkin ve çocuk hastalarda kanamayı dışlamak açısından zorunludur. BT temelli protokoller daha hızlı ve yaygın uygulanabilirken, benzer sürede görüntüleme sağlanabiliyorsa, donanımlı merkezlerde ve pediatrik hastalarda MR temelli protokoller tercih edilebilir. EVT adayı olan hastalarda büyük damar oklüzyonunu saptamak için servikal ve intrakraniyal damarların vasküler görüntülemesi hızlı yapılmalıdır. Reperfüzyonun zamanla ilişkili olması nedeniyle böbrek fonksiyon testleri beklenerek gecikme olmamalıdır. 4,5–24 saat aralığında IVT ve 6–24 saat aralığında EVT için hasta seçiminde iki görüntüleme yaklaşımı kullanılabilir. Bunlar DWI-FLAIR uyumsuzluğu ve BT veya MR perfüzyon temelli penumbra/çekirdek infarkt hacim oranıdır. Büyük damar oklüzyonu şüphesinde EVT gerektiren hastalarda Doğrudan Anjiyografi Ünitesine Yönlendirme (DTAS) umut verici bir yöntem olarak bildirilmiştir; ancak daha fazla doğrulayıcı çalışmaya ihtiyaç vardır. Erişkin Akut iskemik inme yönetimine ilişkin mevcut kılavuzlardaki diğer unsurlar da pediatrik inme bakım yollarına uyarlanarak entegre edilmelidir.

Diğer Tanısal Testler

Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
1C-LDAkut inme şüphesi olan hastalarda başlangıçta elektrokardiyografik değerlendirme yapılması önerilir. Ancak bu değerlendirme, IVT veya EVT’nin başlatılmasını geciktirmemelidir.
1B-NRAkut inme şüphesi olan hastalarda başlangıç troponin düzeyi bakılması önerilir. Ancak bu işlem, IVT veya EVT’nin başlatılmasını geciktirmemelidir.

Akut inme şüphesiyle acile başvuran hastalarda, tanıya katkı sağlayan ve inme mekanizmasını aydınlatmaya yardımcı olan testler yapılmalıdır. Bu testler arasında yatak başı glukoz ölçümü, başlangıç EKG’si ve serum troponin düzeyi yer alır. EKG ve troponin, prognozun değerlendirilmesine ve altta yatan mekanizmanın belirlenmesine katkı sağlayabilir. Ancak IVT ve EVT gibi reperfüzyon tedavilerinin zaman duyarlı olduğu unutulmamalıdır. Mevcut veriler, EKG ve troponin bakılmasının tedavinin başlatılmasını geciktirmemesi gerektiğini göstermektedir.

Genel Destekleyici Erken Yönetim

Hava Yolu, Solunum ve Oksijenizasyon

Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
1C-LDAkut inme ve bilinç azalması ya da bulber disfonksiyonu olan hastalarda, hava yolunun korunması ve yeterli ventilasyon ile oksijenizasyonun sağlanması için gerektiğinde hava yolu desteği ve ventilatuvar destek verilmelidir.
1C-LDAkut iskemik inme ve hipoksisi olan hastalarda, oksijen satürasyonunu %94’ün üzerinde tutmak için ek oksijen verilmelidir.
2bB-RBaşlangıçtan itibaren 6 saat içinde başvuran, NIHSS skoru 10–20 arasında olan, BT ASPECTS ≥6 saptanan ve anterior dolaşımda (M1 veya karotis terminusu) büyük damar oklüzyonu bulunan, EVT planlanan hastalarda; EVT öncesi normobarik hiperoksi uygulanması, 90 günlük fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla düşünülebilir.
2bB-NRArteriyel hava embolisine bağlı akut iskemik inme gelişen hastalarda, klinik sonuçları iyileştirmek amacıyla hiperbarik oksijen tedavisi düşünülebilir.
3: YararsızB-RHipoksisi olmayan ve EVT için uygun olmayan akut iskemik inme hastalarında, fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla rutin ek oksijen verilmesi önerilmez.
3: YararsızB-RHava embolisi ile ilişkili olmayan akut iskemik inme hastalarında, fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla hiperbarik oksijen tedavisi önerilmez.

Akut inme hastalarında hava yolunun korunması ve yeterli oksijenasyon ile ventilasyonun sağlanması hayati önem taşımaktadır. İnmenin yerine bağlı olarak bilinç, yutma ve solunum fonksiyonlarında bozulma gelişebilir. Bu durum hipoksi, aspirasyon, pnömoni, pulmoner ödem ve solunum yetmezliği riskini artırır. Hipoksinin zararlı etkileri iyi bilinmektedir. Bu nedenle hipoksik inme hastalarında oksijen desteği verilmesi uygundur. Ancak inme hastalarına özgü veriler sınırlıdır. Hipoksisi olmayan hastalarda ise rutin oksijen tedavisinin klinik sonuçları belirgin şekilde iyileştirdiği gösterilememiştir. Bunun istisnası, büyük damar oklüzyonu nedeniyle EVT uygulanan hastalardır. Bu grupta normobarik hiperoksinin fonksiyonel sonuçları iyileştirebileceğine dair umut verici veriler vardır. Hiperbarik oksijen tedavisi, basınçlı ortamda yüksek konsantrasyonda oksijen solutulmasıdır. Yara iyileşmesi, karbonmonoksit zehirlenmesi ve dekompresyon hastalığı gibi durumlarda kullanılır. Serebral hava embolisinde, erken dönemde uygulanan hiperbarik oksijen tedavisinin daha iyi klinik sonuçlarla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ancak hava embolisi olmayan akut inme hastalarında rutin kullanımının faydası kanıtlanmamıştır.

Baş Pozisyonu

Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
3: YararsızB-RAkut iskemik inme hastalarında, fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla başın rutin olarak 0 derece pozisyonda tutulmasının, 30 dereceye kıyasla ek bir yararı gösterilmemiştir.
3: YararsızB-RBüyük arter aterosklerozuna bağlı akut iskemik inme düşünülen ve reperfüzyon tedavisi uygulanamayan hastalarda, fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla rutin Trendelenburg pozisyonunun (−20°), başın 0–30 derece pozisyonuna göre ek bir yararı gösterilmemiştir.

Başın 0 derece ya da daha düşük pozisyonda tutulması, akut iskemik inmenin erken döneminde penumbral kan akımını artırarak klinik stabiliteye katkı sağlayabilir. Bu konuda üç randomize çalışma yapılmıştır. HeadPoST çalışmasında hem iskemik hem hemorajik inme hastaları değerlendirilmiş ve klinik sonlanım açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Öncesindeki faz IIb çalışmada ise anterior dolaşımın akut iskemik inme hastalarında 0 derecede ortalama akım hızının arttığı gösterilmiştir. HOPES-2 çalışmasında, büyük arter aterosklerozuna bağlı ve başka tedavi seçeneği olmayan hastalarda Trendelenburg pozisyonu ile standart baş pozisyonu karşılaştırılmış, fonksiyonel sonuçlar açısından fark bulunmamıştır. Tüm çalışmalar, 0 derece veya baş aşağı pozisyonun güvenli ve uygulanabilir olduğunu göstermiştir. Ancak komplikasyon oranlarında belirgin bir farklılık izlenmemiştir. Genel olarak, seçilmiş bazı Akut iskemik inme hastalarında geçici olarak 0 derece baş pozisyonu serebral perfüzyonu artırmak amacıyla düşünülebilir.

Kan Basıncı Yönetimi

Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
Genel Öneriler (Reperfüzyon Tedavisi Olmaksızın Dahil)
1C-LDAkut iskemik inme hastalarında, organ fonksiyonlarını sürdürebilecek yeterli sistemik perfüzyonu sağlamak için hipotansiyon ve hipovolemi düzeltilmelidir.
1C-EOAkut iskemik inme hastalarında, eşlik eden akut koroner olay, akut kalp yetmezliği, aort diseksiyonu, tromboliz sonrası semptomatik intrakraniyal kanama veya preeklampsi/eklampsi gibi durumlar varsa, komplikasyon riskini azaltmak için hipertansiyon erken dönemde tedavi edilmelidir.
2bC-EOIVT veya EVT uygulanmamış, kan basıncı ≥220/120 mmHg olan ve acil antihipertansif tedavi gerektiren ek bir durumu bulunmayan hastalarda, ilk 48–72 saat içinde antihipertansif tedaviye başlama ya da yeniden başlama yararı belirsizdir.
3: YararsızAIVT veya EVT uygulanmamış, kan basıncı <220/120 mmHg olan ve acil antihipertansif tedavi gerektiren ek bir durumu bulunmayan hastalarda, akut iskemik inmenin ilk 48–72 saatinde antihipertansif tedaviye başlamak ya da yeniden başlamak, ölüm veya bağımlılığı önlemede etkili değildir.
Reperfüzyon Tedavisi Öncesi
1B-NRAkut iskemik inmesi olan ve IVT için uygun bulunan, ancak kan basıncı yüksek hastalarda; hemorajik komplikasyon riskini azaltmak amacıyla IVT öncesinde sistolik kan basıncı <185 mmHg, diyastolik kan basıncı <110 mmHg olacak şekilde düşürülmelidir.
2aB-NREVT planlanan ve IVT uygulanmamış hastalarda, işlem öncesinde komplikasyonları azaltmak ve klinik sonuçları iyileştirmek amacıyla kan basıncının ≤185/110 mmHg düzeyinde tutulması uygundur.
IVT Sonrası
1B-RIVT tedavisinden sonra en az ilk 24 saat boyunca kan basıncı <180/105 mmHg düzeyinde tutulmalıdır.
3: YararsızB-RHafif–orta şiddette akut iskemik inme nedeniyle IVT uygulanmış hastalarda, sistolik kan basıncının <140 mmHg’ye düşürülmesi (<180 mmHg hedefi yerine) fonksiyonel sonuçları iyileştirmediği için önerilmez.
Endovasküler Trombektomi Sonrası
2aB-NREVT uygulanan hastalarda, işlem sırasında ve sonrasındaki ilk 24 saat boyunca kan basıncının ≤180/105 mmHg düzeyinde tutulması uygundur.
3: ZararlıAAnterior dolaşımda büyük damar oklüzyonu nedeniyle EVT ile başarılı şekilde rekanalize edilen (mTICI 2b–3) ve kan basıncı için başka bir hedef gerektirmeyen hastalarda, ilk 72 saat boyunca sistolik kan basıncının <140 mmHg’ye yoğun şekilde düşürülmesi zararlı olup önerilmez.

Akut iskemik inmede, özellikle reperfüzyon sırasında çok yüksek kan basıncının hemorajik komplikasyon riskini artırabileceği bilinmektedir. Reperfüzyon öncesi kan basıncının düşürülmesini destekleyen veriler çoğunlukla gözlemsel çalışmalara ya da tromboliz ve trombektomi çalışmalarının protokollerine dayanmaktadır. Bu konuda hedef kan basıncını belirleyen randomize çalışmalar henüz yoktur. IVT ve trombektomi sonrası optimal kan basıncı hedefleri halen araştırılmaktadır. Yüksek basınç hiperperfüzyona bağlı semptomatik kanama riskini artırabilirken, aşırı düşüş serebral iskemiyi kötüleştirebilir. Ayrıca mortalite ve bağımlılık gibi sonlanımlar da bu dengeden etkilenir. Mevcut kılavuzlarda IVT ve trombektomi sonrası kan basıncı hedefleri büyük ölçüde korunmuştur. Daha yoğun kan basıncı düşürmenin tromboliz sonrası fonksiyonel fayda sağlamadığı, trombektomi sonrası ise zararlı olabileceğine dair ek veriler bulunmaktadır.

Vücut Isısı Yönetimi

Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
1B-RAkut iskemik inme ve hipertermisi olan hastalarda, normoterminin sağlanması önerilir. Ateş yönetiminde hemşire başlatımlı protokoller kullanılabilir. Bu yaklaşım, fonksiyonel sonuçları iyileştirir ve mortaliteyi azaltır.
1C-EOAkut iskemik inme ve hipertermisi olan hastalarda, enfeksiyon gibi ateş nedenleri araştırılmalı ve uygun şekilde tedavi edilmelidir. Bu yaklaşım, komplikasyonları önlemeye yardımcı olur.
3: YararsızB-RAkut iskemik inme ve normotermisi olan hastalarda, sonuçları iyileştirmek amacıyla indüklenmiş hipotermi veya profilaktik ateş önleme tedavisi önerilmez.

Akut iskemik inme ve hipertermisi olan hastalarda, 37,5°C üzerindeki ateşi izleyen ve tedavi eden hemşire odaklı protokollerle normoterminin sağlanması klinik sonuçları iyileştirir ve mortaliteyi azaltır. Ateş saptanan hastalarda, nedenin hızla belirlenip tedavi edilmesi önemlidir. Randomize çalışmalar, indüklenmiş hipoterminin sonuçları iyileştirmediğini ve yan etki riskini artırabileceğini göstermiştir.

Kan Şekeri Yönetimi

Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
1C-LDAkut iskemik inme hastalarında, kan glukozu <60 mg/dL olan hipoglisemi komplikasyonları önlemek amacıyla tedavi edilmelidir.
2aC-LDAkut iskemik inme hastalarında, kalıcı hiperglisemi durumunda kan glukozunun 140–180 mg/dL aralığında tutulması uygundur. Daha kötü fonksiyonel sonuçları önlemek için yakın izlem yapılmalıdır.
3: YararsızAAkut iskemik inme nedeniyle hastanede yatan ve hiperglisemisi olan hastalarda, kan glukozunu 80–130 mg/dL aralığına düşürmek amacıyla intravenöz insülin tedavisi uygulanması, 3 aylık fonksiyonel sonuçları iyileştirmediği için önerilmez.

Gözlemsel veriler hipergliseminin semptomatik kanama ve kötü fonksiyonel sonuçlarla ilişkili olduğunu göstermektedir. Ancak büyük bir randomize çalışma ve meta-analizler, akut iskemik inmede kan glukozunu 80–130 mg/dL aralığına yoğun şekilde düşürmenin klinik sonuçları iyileştirmediğini ve ağır hipoglisemi riskini artırdığını ortaya koymuştur.

İntravenöz Trombolitikler

Tromboliz Karar Süreci
Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
Genel İlkeler
1AErişkin akut iskemik inme hastalarında, NIHSS skoru ne olursa olsun engelleyici defisiti bulunan ve IVT’ye uygun hastalarda, tedavinin daha hızlı uygulanması fonksiyonel sonuçları iyileştirir.
1B-NRSemptom başlangıcından itibaren 4,5 saat içinde IVT’ye uygun erişkin akut iskemik inme hastalarında, güvenli uygulama sağlanarak tedavi mümkün olan en kısa sürede başlatılmalıdır. BT/MR anjiyografi ya da perfüzyon gibi ek multimodal görüntülemelerin yol açabileceği gecikmelerden kaçınılmalıdır.
1B-NRIVT uygulanan akut iskemik inme hastalarında, sağlık profesyonelleri kanama komplikasyonları ve hava yolu obstrüksiyonuna yol açabilen anjiyoödem gibi acil yan etkilere karşı hazırlıklı olmalıdır. Bu yaklaşım, olumsuz klinik sonuçları azaltmaya yardımcı olur.
1C-EOIVT’ye uygun akut iskemik inme hastalarında, mümkün olduğunda yetkin hastalar ve/veya hasta yakınlarıyla tedavinin olası yarar ve riskleri paylaşılmalı, ortak karar süreci sağlanmalıdır.
1B-NRİskemik inme şüphesi olan hastalarda, IVT öncesinde kan glukozu ölçülmelidir. İnme tablosunu taklit edebilen ağır hipoglisemi ve hiperglisemi hızla saptanmalı ve tedavi edilmelidir.
1C-LDŞiddetli hipo- veya hiperglisemisi olan ve iskemik inme şüphesi bulunan hastalarda, kan şekeri normale getirildikten sonra engelleyici inme belirtileri devam ediyorsa, fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla IVT uygulanması önerilir.
1AIVT’ye uygun akut iskemik inme hastalarında, başlangıç beyin görüntülemesinde klinikle uyumlu belirgin hipodensite dışında hafif–orta derecede erken iskemik değişiklikler saptanması, IVT uygulanmasına engel değildir. Bu hastalarda IVT, fonksiyonel sonuçları iyileştirmek için önerilir.
3: YararsızB-RSemptom başlangıcından veya son sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde başvuran, hafif ve engelleyici olmayan inme bulguları (örneğin izole duysal sendrom) olan erişkin hastalarda, IVT fonksiyonel sonuçlar açısından çiftli antiplatelet tedaviye üstünlük göstermediği için önerilmez.
Kanama Riski
1B-NRTekli ya da çiftli antiplatelet tedavi kullanan ve IVT’ye uygun olan akut iskemik inme şüphesi bulunan hastalarda, semptomatik intrakraniyal kanama riski artmış olsa da, fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla IVT önerilir.
2aB-NRSon sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde başvuran ve IVT’ye uygun olan akut iskemik inme hastalarında, anormal sonuç şüphesi yoksa hematolojik veya koagülasyon testleri beklenerek IVT geciktirilmemelidir.
1B-NRSemptom başlangıcından itibaren 4,5 saat içinde IVT’ye uygun olan ve serebral mikrokanama yükü bilinmeyen akut iskemik inme hastalarında, mikrokanamaları dışlamak için MRG beklenmeden IVT uygulanması önerilir.
2aB-NRSon sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde başvuran ve IVT’ye uygun olan akut iskemik inme hastalarında, MRG’de az sayıda (örneğin 1–10) serebral mikrokanama saptanmış olsa da, daha iyi fonksiyonel sonuçlar için IVT uygulanması uygundur.
2bB-NRSon sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde başvuran ve IVT’ye uygun olan, ancak MRG’de daha önce yüksek sayıda (örneğin >10) serebral mikrokanama saptanmış hastalarda, IVT’nin yararı belirsizdir. Bu durum semptomatik intrakraniyal kanama riskinde artışla ilişkili olabilir.
Pediatrik Hastalar
2bC-LDSemptom başlangıcından itibaren 4,5 saat içinde başvuran ve engelleyici defisiti olan, 28 gün–18 yaş arası doğrulanmış akut iskemik inme hastalarında, alteplaz ile IVT güvenli görünmektedir; ancak etkinliği kesin değildir. Bu nedenle uygulanması düşünülebilir.

IVT uygulamasında temel ilkeler; engelleyici defisitlerin hızla değerlendirilmesi ve uygun hastalarda tedavinin gecikmeden başlatılmasıdır. Çünkü tedavi etkisi zamana güçlü biçimde bağlıdır. Mümkün olduğunda hasta veya yakınlarıyla ortak karar süreci yürütülmelidir. IVT öncesinde kan glukozu ölçülmeli ve semptomatik kanama ya da orolingual ödem gibi komplikasyonları yönetmek için standart protokoller hazır bulundurulmalıdır. Hipoglisemi veya hiperglisemi düzeltildikten sonra engelleyici defisit devam ediyorsa, hafif–orta erken iskemik değişiklikler varsa ya da hasta tekli veya çiftli antiplatelet tedavi kullanıyorsa, IVT uygulanabilir. Ancak hafif ve engelleyici olmayan bulgularla başvuran hiperakut hastalarda tromboliz önerilmez. Mikrokanama araştırmak için tedavi geciktirilmemelidir. Yüksek mikrokanama yükü olan hastalarda ve pediatrik popülasyonda trombolizin yararı ise belirsizdir.

Trombolitik Ajan Seçimi
Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
1ASemptom başlangıcından veya son sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde başvuran ve IVT’ye uygun erişkin akut iskemik inme hastalarında, fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla tenekteplaz (0,25 mg/kg, en fazla 25 mg) veya alteplaz (0,9 mg/kg) önerilir.
3: YararsızASemptom başlangıcından veya son sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde başvuran ve IVT’ye uygun erişkin akut iskemik inme hastalarında, 0,4 mg/kg dozunda tenekteplaz kullanımı önerilmez.

2019 kılavuzlarından sonra yapılan çok sayıda faz 3 randomize çalışma, semptom başlangıcından itibaren 4,5 saat içinde başvuran akut iskemik inme hastalarında tenekteplaz (0,25 mg/kg, en fazla 25 mg, bolus) ile alteplazı (0,9 mg/kg, en fazla 90 mg; %10 bolus, kalan doz 60 dakikada infüzyon) karşılaştırmıştır. Dünya genelinde 6000’den fazla hastayı içeren bu çalışmalar, geniş hasta gruplarında tenekteplazın alteplaza karşı etkinlik açısından eşdeğer olduğunu ve güvenlik profilinin benzer olduğunu göstermiştir. İkincil ve protokol analizlerinde de anlamlı fark saptanmamıştır. Tek doz bolus şeklinde kolay uygulanabilmesi nedeniyle, 0,25 mg/kg dozunda tenekteplazın 4,5 saat içinde başvuran hastalarda tercih edilen trombolitik ajan olarak alteplazın yerini alabileceği belirtilmektedir. Buna karşılık 0,4 mg/kg dozunda tenekteplaz, ek fayda göstermemiş ve daha yüksek dozda potansiyel zarar riski bildirilmiştir.

İntravenöz Tromboliz İçin Genişletilmiş Zaman Pencereleri
Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
2aB-RBaşlangıç zamanı bilinmeyen, ancak semptom fark edildikten sonraki 4,5 saat içinde başvuran ve MRG’de DWI lezyonu MCA alanının üçte birinden küçük olan, FLAIR’da belirgin sinyal artışı olmayan akut iskemik inme hastalarında; semptom fark edilmesinden itibaren 4,5 saat içinde uygulanan IVT, fonksiyonel sonuçları iyileştirebilir.
2aB-ROtomatik perfüzyon görüntülemede kurtarılabilir iskemik penumbra saptanan ve (a) uykudan inme bulgularıyla uyanan, uyku ortasından itibaren 9 saat içinde başvuran ya da (b) son sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5–9 saat geçmiş olan akut iskemik inme hastalarında, fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla IV tromboliz uygulanması düşünülebilir.
2bB-RBüyük damar oklüzyonuna bağlı, kurtarılabilir iskemik penumbrası bulunan ve semptom başlangıcından veya son sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5–24 saat içinde başvuran, ancak EVT uygulanamayan akut iskemik inme hastalarında; trombolitik inme tedavisinde deneyimli ekiplerce uygulanan IVT, fonksiyonel sonuçları iyileştirebilir.

NINDS tPA ve ECASS-III çalışmaları, son sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde IVT uygulamasının standart tedavi olduğunu göstermiştir. WAKE-UP çalışması ise başlangıç zamanı bilinmeyen, ancak semptom fark edilmesinden itibaren 4,5 saat içinde başvuran ve MRG bulguları biyolojik başlangıcın 4,5 saat içinde olduğunu düşündüren hastaların IVT’den fayda gördüğünü ortaya koymuştur. Bu etki laküner ve non-laküner inmelerde benzer bulunmuştur. Son kılavuzdan sonra yayımlanan EXTEND ve TRACE-3 çalışmaları, BT perfüzyon temelli hasta seçimi ile sırasıyla 4,5–9 saat ve 4,5–24 saat zaman pencerelerinde de IVT’nin yararına işaret etmiştir.

Diğer İntravenöz Fibrinolitikler ve Sonotromboliz
Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
Diğer İntravenöz Fibrinolitikler
2bB-RSon sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde başvuran ve EVT uygulanmayan, IVT’ye uygun akut iskemik inme hastalarında; 90 günlük mükemmel fonksiyonel sonuç olasılığını artırmak amacıyla alteplaz yerine IV reteplaz düşünülebilir.
2bB-RSon sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde başvuran ve EVT uygulanmayan, IVT’ye uygun akut iskemik inme hastalarında; 90 günlük mükemmel fonksiyonel sonuç açısından alteplaza en az eşdeğer olması ve daha düşük kanama riski nedeniyle IV mutant prourokinaz düşünülebilir.
3: YararsızASon sağlıklı görülme zamanından itibaren 3–9 saat içinde başvuran ve IVT’ye uygun akut iskemik inme hastalarında, 90 günlük fonksiyonel bağımsızlığı artırmak amacıyla IV desmoteplaz kullanımı önerilmez.
3: YararsızB-RSon sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde başvuran ve IVT’ye uygun akut iskemik inme hastalarında, düşük doz alteplaz ile birlikte IV mutant prourokinaz kullanımı fonksiyonel sonuçları iyileştirmek amacıyla önerilmez.
3: YararsızB-RSon sağlıklı görülme zamanından itibaren 6 saat içinde başvuran ve IVT’ye uygun akut iskemik inme hastalarında, IV ürokinazın ölüm veya bağımlılık riskini azaltmada yararı gösterilmemiştir.
3: ZararlıASon sağlıklı görülme zamanından itibaren 6 saat içinde başvuran ve IVT’ye uygun akut iskemik inme hastalarında, IV streptokinaz uygulanmamalıdır. Çünkü 90 günlük fonksiyonel bağımsızlığı artırmaz ve erken mortalite ile ilişkilidir.
Sonotromboliz
3: YararsızAAkut iskemik inme hastalarında, IVT’ye eklenen sonotromboliz tedavisi; yalnız IVT’ye göre erken nörolojik düzelmeyi artırmadığı ve 90 günlük fonksiyonel sonuçları iyileştirmediği için önerilmez.

Alteplaz ve tenekteplaza ek olarak, akut iskemik inme tedavisinde desmoteplaz, ürokinaz, prourokinaz ve streptokinaz da araştırılmıştır. Ancak bu ajanlar, fonksiyonel sonuçları iyileştirme açısından plaseboya üstünlük göstermemiştir. Buna karşılık Çin’de yapılan bir çalışmada IV reteplaz, mükemmel fonksiyonel sonuç elde etme açısından alteplaza üstün bulunmuştur. Sonotromboliz, intrakraniyal trombüsleri parçalamak için ultrason dalgaları kullanan noninvaziv bir yöntemdir. Bireysel hasta verilerine dayanan bir meta-analiz, bu yöntemin büyük damar oklüzyonlarında tam rekanalizasyon olasılığını artırdığını göstermiştir. Ancak klinik sonuçlar üzerinde anlamlı bir etkisi saptanmamıştır. Benzer şekilde, iki randomize çalışma da IVT’ye eklenen sonotrombolizin klinik yarar sağlamadığını ortaya koymuştur.

Diğer Özel Durumlar
Öneri sınıfıKanıt düzeyiÖNERİ
2aB-NRBilinen orak hücre hastalığı olan ve IVT’ye uygun erişkin akut iskemik inme hastalarında, IVT fonksiyonel sonuçları iyileştirebilir. Ayrıca semptomatik intrakraniyal kanama, yaşamı tehdit eden sistemik kanama veya diğer trombolitik komplikasyonlarda belirgin artış gösterilmemiştir.
2bC-LDEngelleyici görme kaybına yol açan akut nonarteritik santral retinal arter oklüzyonu bulunan ve IVT’ye uygun erişkin hastalarda, son sağlıklı görülme zamanından itibaren 4,5 saat içinde IVT uygulanmasının yararı belirsizdir.

Gözlemsel veriler, tromboliz açısından risk–yarar dengesi net olmayan bazı özel hasta gruplarında, ek güvenlik sorunu olmadan tedavi uygulanabileceğini düşündürmektedir. GWTG verilerine dayanan bir çalışmada, orak hücre hastalığı olan hastalar ile olmayanlar karşılaştırılmış ve IV alteplaz sonrası güvenlik ya da klinik sonuçlar açısından fark saptanmamıştır. Santral retinal arter oklüzyonu (CRAO) olan 16 hastayı içeren küçük bir randomize çalışmada, IV alteplaz verilen hastaların %25’inde bir haftada görme keskinliğinde artış görülürken, plasebo grubunda iyileşme izlenmemiştir. Ancak bu iyileşme 6 ayda devam etmemiştir ve alteplaz alan hastaların birinde intrakraniyal kanama gelişmiştir. Daha geniş, randomize olmayan meta-analizler ise IV alteplaz verilen hastalarda görme iyileşmesinin daha iyi olabileceğini düşündürmektedir.

  1. 1.
    Prabhakaran S, Gonzalez NR, Zachrison KS, et al. 2026 Guideline for the Early Management of Patients With Acute Ischemic Stroke: A Guideline From the American Heart Association/American Stroke Association. Stroke. Published online January 26, 2026. doi:10.1161/str.0000000000000513

Bir yanıt yazın

YAZAR HAKKINDA

blank
Mehmet Göktuğ Efgan
Yazar
Ege Üniversitesi mezunu,İzmir Katip Çelebi Üniversitesinin acilcisidir. EKG, USG ve EKO’nun peşinde koşar. Futbolun siyah beyazı, plakların 33’lük olanı, kahvenin filtresini sever.

BU YAZIYI DİNLE

SESLENDİREN

blank
Doğuhan Bitlisli
Aday Yazar
Manisa doğumlu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Gitarist, Rock müzisyeni, motorsiklet ve acil tıp aşığı. Trabzon’un Of’unda 1 yıllık acil serüveninden sonra yine memleketi Manisa’ya acil tıp asistanı olarak döndü.

ETİKETLER