Ortopedi

Sporcularda Kasık Ağrısı ve Acil Servis Yaklaşımı

Kasık ağrısı, sporcularda sık görülen ve tanısal açıdan güçlük oluşturabilen yakınmalardan biridir. Bunun temel nedeni, kasık bölgesinin tek bir anatomik yapıyı değil; adduktor kasları, iliopsoas kompleksini, inguinal kanalı, pubik simfizi, kalça eklemini ve çok sayıda nörovasküler yapıyı içeren karmaşık bir anatomik bölgeyi ifade etmesidir. Ayrıca kasık ağrısı yalnızca kas-iskelet sistemi kaynaklı olmayıp abdominal, ürolojik ve genital patolojiler de benzer lokalizasyonda ağrıya neden olabilmektedir.

Kasık yaralanmaları özellikle futbol, futsal, buz hokeyi gibi hızlı yön değiştirme, sprint ve tekme hareketlerinin yoğun olduğu sporlarda önemli süre spordan uzak kalınmasına yol açabilmektedir. Adduktor yaralanmaları bu tabloların önemli bir bölümünü oluşturmakta ve güncel literatürde adduktor ilişkili kasık ağrısının sporculardaki en sık klinik kasık ağrısı nedenlerinde biri olduğu bildirilmektedir​1,2​.

Acil servis değerlendirmesinde temel amaç yalnızca bir adduktor zorlanmasının varlığını belirlemek değil, basit bir kas-iskelet yaralanmasını ciddi morbiditeye veya uzun süreli sportif kayba neden olabilecek diğer patolojilerden ayırt etmektir.

Acilci.net’te 2022 yılında yayımlanan “Sporcularda Pelvis, Kalça ve Uyluk Yaralanmaları” başlıklı yazımızda bu anatomik bölgedeki sık görülen spor yaralanmalarını ayrı patolojiler üzerinden ele almıştık. Aradan geçen sürede kasık ağrısına yaklaşımda özellikle terminoloji, klinik sınıflandırma, görüntülemenin yeri ve spora dönüş kararları açısından literatürde önemli gelişmeler yaşandı.

Güncel yaklaşım, “sporcu fıtığı” veya “osteitis pubis” gibi geleneksel tanılardan çok, ağrının anatomik ve klinik kaynağını tanımlamaya; görüntülemeyi seçici kullanmaya ve spora dönüşü zamandan ziyade fonksiyonel kriterlere göre planlamaya odaklanmaktadır. Bu yazıda konuyu bu kez bir patoloji listesinden değil, akut kasık ağrısıyla acil servise başvuran sporcuya klinik yaklaşım üzerinden ele alacağız.

Kasık Ağrısında Terminoloji ve DOHA Sınıflaması

Sporculardaki kasık ağrısı uzun yıllar boyunca sporcu fıtığı, athletic pubalji, osteitis pubis, Gilmore’s groin, adduktor tendiniti ve iliopsoas sendromu gibi çok sayıda, zaman zaman birbirinin yerine kullanılan terimle tanımlanmıştır. Literatürde 30’dan fazla farklı terimin kullanılmış olması çalışmaların karşılaştırılmasını ve klinik iletişimi güçleştirmiştir​1​. Bu terminolojik karmaşayı azaltmak amacıyla 2014 yılında gerçekleştirilen ve sonuçları 2015 yılında yayımlanan DOHA Sınıflaması ile sporculardaki kasık ağrısı klinik temelli bir sınıflamaya ayrılmıştır​1​.

DOHA sınıflamasında kasık ağrısı üç ana grupta ele alınmaktadır. İlk grubu adduktor ilişkili, iliopsoas ilişkili, inguinal ilişkili ve pubik ilişkili kasık ağrısından oluşan tanımlanmış klinik tanılardan oluşturmaktadır. İkinci grupta femoroasetabular impingement (FAI), labral patolojiler ve diğer intraartiküler sorunları kapsayan kalça ilişkili kasık ağrısı yer almaktadır.

Üçüncü grup ise stres kırıkları, apofiz yaralanmaları, gerçek inguinal veya femoral herniler, sinir sıkışmaları, enfeksiyonlar, intraabdominal ve genitoüriner hastalıklar gibi diğer nedenleri kapsamaktadır. Bu sınıflamanın acil servis açısından önemli avantajı, tanısal yaklaşımın öncelikle öykü ve hedeflenmiş fizik muayene bulguları üzerine kurulmasını sağlamasıdır​1​.

blank
Sporcularda Görülebilen Kasık Ağrısında DOHA sınıflaması

İlk Ayrım: Travmatik ve Nontravmatik Başlangıç

Akut başlayan kasık ağrısında yaralanma mekanizması tanısal yaklaşımı önemli ölçüde yönlendirmektedir. Topa sert vurma, ani yön değiştirme veya bacağın zorlayıcı biçimde abdüksiyona gelmesi sırasında kasıkta ani bir çekilme ya da kopma hissinin ortaya çıkması adduktor yaralanmasını düşündürmektedir. Kalçanın ani ve zorlayıcı ekstansiyonu sırasında gelişen anterior kasık ağrısı iliopsoas yaralanmasıyla ilişkili olabilmektedir. Benzer biçimde sprint, tekme veya ani eksantrik yüklenme sırasında ortaya çıkan keskin ağrı kas-tendon yaralanmasını desteklemektedir​2​.

Buna karşılık belirgin bir travma olmaksızın günler veya haftalar içinde giderek artan, başlangıçta koşu sırasında ortaya çıkan ve zamanla günlük aktivitelerde de hissedilen kasık ağrısında kemik stres yaralanması düşünülmelidir. Adolesan sporcularda ani ve kuvvetli kas kontraksiyonu sonrasında gelişen ağrının yalnızca kas zorlanması olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.

Pelvik apofizlerin henüz tam kapanmadığı genç sporcularda anterior superior iliak spine (ASIS), anterior inferior iliak spine (AIIS) veya iskial tüberozite avülsiyon kırıkları görülebilmektedir. Bu nedenle yaş, yaralanma mekanizması ve ağrının başlangıç biçimi tanısal değerlendirmenin temel bileşenleri olarak ele alınmalıdır​3​.

Adduktor İlişkili Kasık Ağrısı

Adduktor longus, brevis ve magnus ile gracilis ve pectineus kalça adduksiyonunun temel kas gruplarını oluşturmaktadır. Akut spor yaralanmalarında özellikle adductor longus sıklıkla etkilenmektedir​2​. Futbolda tekme atma, hızlanma, ani yön değiştirme ve kalçanın yüksek hızda abdüksiyon-ekstansiyon hareketleri adduktor kompleksinde belirgin eksantrik yüklenmeye neden olmaktadır.

Akut adduktor yaralanmasında tipik olarak ani başlayan medial kasık ağrısı, sprint veya yön değiştirme sırasında ağrı, bacakların birbirine yaklaştırılmasıyla semptomların artması ve lokal hassasiyet görülmektedir. Doha kriterlerine göre adduktor palpasyonuyla hastanın tanıdığı ağrının ortaya çıkması ve dirençli kalça adduksiyonu sırasında aynı ağrının provokasyonu adduktor ilişkili kasık ağrısını destekleyen temel bulgulardır​2,3​.

Provokasyon testlerinin değerlendirilmesinde yalnızca ağrının oluşup oluşmadığı değil, ortaya çıkan ağrının hastanın karakteristik yakınmasıyla aynı lokalizasyon ve nitelikte olup olmadığı dikkate alınmalıdır.

Adductor Squeeze Testi

Adductor squeeze testi klinik uygulamada adduktor kompleksinin değerlendirilmesinde kullanılabilecek pratik provokasyon testlerinden biridir. Hasta supin pozisyonda değerlendirilmekte, kalça ve dizler uygun fleksiyon derecesine getirildikten sonra dizler arasına muayene eden kişinin yumruğu, bir top veya tercihen kuvvet ölçümü amaçlanıyorsa dinamometre yerleştirilmektedir. Hastadan her iki bacağını birbirine doğru kuvvetlice sıkması istenmektedir. Kasık bölgesinde hastanın bahsettiği ağrının ortaya çıkması adduktor kompleksinin etkilenmesini desteklemektedir. Bununla birlikte test tek başına anatomik tanı koydurmamakta, farklı kasık patolojilerinde de pozitif olabildiğinden palpasyon bulguları ve ağrının lokalizasyonuyla birlikte yorumlanması önerilmektedir​4​.

blank
Adductor Squeeze Test

İliopsoas İlişkili Kasık Ağrısı

İliopsoas kompleksi özellikle sprint, yüksek tekme ve tekrarlayan kalça fleksiyonu içeren sporlarda semptom kaynağı olabilmektedir. Ağrı çoğunlukla anterior ve derin kasık bölgesinde hissedilmektedir. Doha sınıflamasında iliopsoas ilişkili kasık ağrısı için iliopsoas palpasyonunda hassasiyet bulunması gerekmekte; dirençli kalça fleksiyonuyla ağrının ortaya çıkması ve kalça fleksörlerinin gerilmesi sırasında ağrı oluşması tanıyı desteklemektedir​4​.

Bu nedenle muayenede dirençli kalça fleksiyonu ve kalça ekstansiyonu ile iliopsoasın gerilmesi sırasında karakteristik ağrının provokasyonu değerlendirilmelidir. Bununla birlikte anterior kasık ağrısının intraartiküler kalça patolojilerinde de görülebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

İnguinal İlişkili Kasık Ağrısı

Spor tıbbında terminolojik karışıklığa yol açan kavramlardan biri “sporcu fıtığı” terimidir. Adlandırmanın aksine bu hastaların çoğunda klasik anlamda gerçek bir inguinal herni bulunmamaktadır. Bu nedenle güncel terminolojide inguinal bölge ilişkili kasık ağrısı veya bazı yayınlarda inguinal disruption terimlerinin kullanılması tercih edilmektedir​4​. Güncel derlemelerde de gerçek herninin bu klinik tabloda nadir olduğu ve sporcu fıtığı teriminin yanıltıcı olabileceği vurgulanmaktadır​4​.

Doha kriterlerine göre inguinal ilişkili kasık ağrısında inguinal kanal bölgesinde ağrı ve hassasiyet bulunmakta, buna karşın palpabl gerçek inguinal herni saptanmamaktadır. Ağrının abdominal direnç testleri, öksürme, hapşırma veya valsalva manevrasıyla artması tanıyı desteklemektedir​1​. Acil servis değerlendirmesinde inguinal ilişkili kasık ağrısı düşünülmeden önce gerçek inguinal veya femoral herninin dışlanması gerekmektedir.

Muayenenin ayakta ve supin pozisyonda inspeksiyon ve palpasyonu içerecek biçimde yapılması, gerektiğinde valsalva manevrasıyla herniasyonun araştırılması önerilmektedir. Ağrılı ve irreduktabl kitleye kusma veya intestinal obstrüksiyon bulgularının eşlik etmesi durumunda inkarserasyon ya da strangülasyon düşünülmeli ve acil cerrahi değerlendirme yapılmalıdır.

Pubik İlişkili Kasık Ağrısı

Pubik ilişkili kasık ağrısında temel klinik bulgu pubik simfiz ve hemen komşu kemik yapılarda lokal hassasiyettir​5​. Geçmişte bu hastaların önemli bir bölümü doğrudan “osteitis pubis” olarak tanımlanmış olmakla birlikte güncel klinik sınıflamada semptomun anatomik kaynağının tanımlanmasına öncelik verilmektedir. Koşu, tekme ve tekrarlayan yön değiştirme hareketleri pubik bölge üzerinde yüksek mekanik stres oluşturabilmektedir. Bununla birlikte pubik hassasiyet saptanan hastalarda değerlendirme yalnızca yumuşak doku patolojileriyle sınırlandırılmamalı ve kemik stres yaralanmaları da ayırıcı tanıda mutlaka değerlendirilmelidir.

Kalça İlişkili Kasık Ağrısı

Kasık ağrısı, sporcu tarafından kas çekilmesi şeklinde tanımlansa dahi kalça eklemi kaynaklı bir patolojinin ilk bulgusu olabilmektedir. Femoroasetabular impingement (FAI), labral lezyonlar, kondral patolojiler ve daha nadiren kalça instabilitesi kasık ağrısıyla başvurabilmektedir. Bu nedenle fizik muayenede kalça ekleminin hareket açıklığı sistematik olarak değerlendirilmelidir​2​.

FADIR Testi

FADIR testi kalçanın fleksiyon, adduksiyon ve internal rotasyona getirildiği bir provokasyon testidir. Kalça yaklaşık 90 derece fleksiyona getirildikten sonra adduksiyon ve internal rotasyon uygulanmakta, hastanın karakteristik anterior kasık ağrısının provokasyonu değerlendirilmektedir. Pozitiflik intraartiküler kalça patolojisini düşündürebilmekle birlikte testin özgüllüğü sınırlıdır ve tek başına FAI veya labral yırtık tanısı koydurmamaktadır. Ayrıca FADIR sırasında ortaya çıkan ağrının iliopsoas veya inguinal yapılardan kaynaklanabileceği de bildirilmektedir​3​. Bu nedenle FADIR testinin tanı koydurucu bir testten çok tarama ve provokasyon testi olarak kullanılması önerilmektedir.

blank
FADIR Testi

Femur Boynu Stres Kırığı

Femur boynu stres kırığı, sporcuda kasık ağrısının önemli ve gecikmiş tanının ciddi sonuçlara yol açabileceği ayırıcı tanılarından biridir. Özellikle koşucular, yüksek antrenman hacmine sahip sporcular, antrenman yükünde ani artış bulunanlar ve düşük enerji kullanılabilirliği olan sporcular risk altında bulunmaktadır. Başlangıçta yalnızca egzersiz sırasında ortaya çıkan ağrı, yaralanmanın ilerlemesiyle yürüme sırasında ve hatta istirahatte hissedilebilmektedir.

Erken dönemde direkt radyografilerin normal olabilmesi tanısal güçlük oluşturmaktadır. Klinik şüphenin yüksek olduğu hastalarda normal radyografi femur boynu stres yaralanmasını dışlamamaktadır. Yük vermenin sürdürülmesi inkomplet stres yaralanmasının deplase femur boynu kırığına ilerlemesine neden olabileceğinden, yüksek klinik şüphe varlığında yük vermenin kısıtlanması ve ileri görüntülemenin, tercihen manyetik rezonans görüntülemenin (MRI), planlanması önerilmektedir​6​.

Pelvik Avülsiyon Kırıkları

Adölesan sporcularda kas ve tendonların oluşturduğu kuvvet, gelişimini tamamlamamış apofizin dayanıklılığını aşabilmekte ve ani kuvvetli kas kontraksiyonu sonucunda kas yırtılması yerine apofiz avülsiyonu gelişebilmektedir. Spina iliaca anterior süperior düzeyinde sartorius, Spina iliaca anterior inferior düzeyinde rectus femoris ve iskial tüberozite düzeyinde hamstring kökenli avülsiyon yaralanmaları özellikle önem taşımaktadır.

Hastalar sıklıkla sprint veya tekme sırasında ani bir “pop” hissi ve şiddetli ağrı tarif etmektedir. Bu nedenle genç sporcuda akut kasık veya kalça ağrısının otomatik olarak kas zorlanması şeklinde değerlendirilmemesi ve klinik şüphe varlığında uygun direkt radyografinin planlanması gerekmektedir​2​.

Kasık Ağrısında Kırmızı Bayraklar

Sporcularda kasık ağrısı her zaman sportif faaliyetlerdeki kas-iskelet sistemi yaralanmasına bağlı olmaya bilmektedir. Ateş veya sistemik hastalık bulguları, istirahatte ya da gece progresif ağrı, yük verememe, yüksek enerjili travma, testiküler ağrı veya şişlik, abdominal ağrı, kusma veya peritoneal irritasyon bulguları, ağrılı ve irreduktabl inguinal kitle, hematüri veya belirgin üriner semptomlar, nörolojik defisit, açıklanamayan kilo kaybı ve genç sporcuda belirgin kalça hareket kısıtlılığı ciddi veya kas-iskelet sistemi dışı patolojiler açısından uyarıcı kabul edilmelidir.

Özellikle erkek hastada akut kasık ağrısına testiküler ağrı eşlik etmesi durumunda testis torsiyonu mutlaka değerlendirilmelidir; semptomların spor sırasında başlamış olması torsiyonu dışlamamaktadır​4​.

Görüntüleme Yaklaşımı

Sporculardaki her kasık ağrısında MRI yapılması gerekli değildir. Doha sınıflamasında tanımlanan klinik tanılar esas olarak öykü ve fizik muayene üzerinden sınıflandırılmaktadır​1​. Ayrıca asemptomatik sporcularda ultrasonografi ve MRI incelemelerinde çeşitli yapısal değişikliklerin saptanabildiği, bazı pubik ve adduktor bulgularının semptomatik ve asemptomatik sporcularda örtüşebildiği gösterilmiştir​7​.Bu nedenle görüntüleme bulgularının klinik öykü ve muayeneden bağımsız yorumlanmaması gerekmektedir.

Direkt Grafi

Direkt radyografi özellikle akut travma, kemik hassasiyeti, yük verememe, adolesan sporcuda avülsiyon şüphesi, kalça eklemi patolojisi olasılığı veya stres kırığı şüphesinde başlangıç görüntüleme yöntemi olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte özellikle stres yaralanmalarının erken döneminde radyografik bulguların normal olabileceği ve yüksek klinik şüphe durumunda ileri görüntüleme gereksiniminin devam ettiği unutulmamalıdır​8​.

Ultrasonografi

Ultrasonografi kas ve tendon yapılarının dinamik değerlendirilmesinde, hematom veya komplet yırtık araştırılmasında ve gerçek herni şüphesinde kullanılabilmektedir. Dinamik ultrasonografi inguinal kanalın değerlendirilmesinde de yardımcı olabilmektedir​2​. Yöntemin operatör bağımlı olması ve derin anatomik yapıların değerlendirilmesindeki sınırlılıkları klinik yorum sırasında dikkate alınmalıdır.

Manyetik Rezonans Görüntüleme

MRI, akut adduktor yaralanmasının anatomik lokalizasyonunun ve yaralanma derecesinin belirlenmesinde kapsamlı bir görüntüleme yöntemi olmakla birlikte her hafif adduktor zorlanmasında acil olarak gerekli değildir. Ciddi yaralanma, komplet rüptür veya avülsiyon şüphesi, palpabl defekt, belirgin fonksiyon kaybı, kemik stres yaralanması olasılığı, klinik tanının belirsiz kalması ve elit sporcuda prognoz ile rehabilitasyon planlamasının önem taşıdığı durumlarda MRI daha değerli olmaktadır​7​.

Akut adduktor yaralanmalarını değerlendiren prospektif bir çalışmada proksimal adductor longus insersiyonunda palpasyon ağrısı ve palpabl defektin spora dönüş süresinin uzamasıyla güçlü ilişkili olduğu, MRI bulgularının klinik değerlendirmeye ek prognostik katkısının ise görece sınırlı kaldığı gösterilmiştir. Bu bulgu, görüntülemenin klinik değerlendirmenin yerine geçmekten çok onu tamamlayan bir araç olarak kullanılması gerektiğini desteklemektedir​5​.

Akut Adduktor Yaralanmalarının Yönetimi

Akut dönemde temel amaç ağrının kontrol altına alınması ve yaralanmış dokunun ek hasardan korunmasıdır. Bununla birlikte uzun süreli immobilizasyon önerilmemektedir. Kısa süreli relatif aktivite modifikasyonunun ardından ağrının izin verdiği ölçüde progresif aktif rehabilitasyona başlanması önerilmektedir. Aspetar tarafından akut adduktor yaralanmaları için geliştirilen kriter temelli rehabilitasyon protokolü, progresif kasık ve adduktor egzersizleri ile progresif koşu, yön değiştirme ve spora özgü egzersizlerin birlikte uygulanmasına dayanmaktadır​6,8​. Bu yaklaşımda rehabilitasyonun yalnızca geçen süreye göre değil, klinik ve fonksiyonel kriterlerin karşılanmasına göre ilerletilmesi esas alınmaktadır.

Spora Dönüş Kararı

Spora dönüş kararının yalnızca belirli bir dinlenme süresinin tamamlanmasına dayandırılması güncel spor hekimliği yaklaşımıyla uyumlu değildir. Serner ve arkadaşlarının akut adduktor yaralanması bulunan 81 erkek sporcuyu değerlendirdiği prospektif çalışmada kriter temelli rehabilitasyon uygulanmış; MRI Grade 0-2 yaralanmalarda klinik olarak ağrısız hale gelme süresi medyan 13 gün, kontrollü spor antrenmanını tamamlama süresi 17 gün ve tam takım antrenmanına dönüş süresi 18 gün olarak bildirilmiştir. Grade 3 yaralanmalarda ise tam takım antrenmanına dönüş süresi medyan 78 güne kadar uzamıştır​6​.

Aynı çalışmada klinik olarak ağrısız kriterini karşılayan sporcularda yeniden yaralanma oranının bu kriteri karşılamadan ilerleyenlere göre daha düşük olduğu (%5’e karşı %21) bildirilmiştir. Ayrıca 2023 tarihli sistematik derlemede parsiyel akut adduktor yaralanmalarında konservatif fizik tedavi sonrasında spora dönüş süresinin yaralanma derecesine göre yaklaşık 1-7 hafta arasında değiştiği belirtilmiştir​3​

Bu veriler doğrultusunda spora dönüş kararında takvimden çok klinik ve fonksiyonel iyileşmenin değerlendirilmesi önerilmektedir. Palpasyonda ve dirençli adduksiyonda ağrısızlık, adduktor kuvvetinin geri kazanılması, tam veya tama yakın kalça hareket açıklığı, sprint, yön değiştirme, sıçrama ve tekme gibi spora özgü hareketlerin ağrısız gerçekleştirilebilmesi ve sporcunun kendisini sportif aktiviteye hazır hissetmesi birlikte değerlendirilmelidir. Profesyonel futbolculardaki adductor longus yaralanmaları için yayımlanan 2025 tarihli uzman konsensusunda da return-to-play kararının klinik, fonksiyonel ve performans kriterlerinin birlikte değerlendirilmesine dayanması gerektiği vurgulanmaktadır​8​.

Acil Serviste Pratik Yaklaşım

Akut kasık ağrısıyla başvuran sporcuda değerlendirme basamaklı ve anatomik temelli olarak yürütülmelidir. İlk aşamada kırık, femur boynu stres yaralanması, pelvik avülsiyon, septik kalça, inkarserasyon veya strangülasyon gösteren herni, testis torsiyonu ve intraabdominal ya da ürogenital nedenler gibi acil veya ciddi patolojilerin dışlanması gerekmektedir. Ardından ağrının lokalizasyonu belirlenmelidir. Medial ağrı adduktor yapıları, anterior veya derin ağrı iliopsoas ya da kalça eklemini, inguinal ağrı inguinal kanalı, pubik ağrı pubik yapıları ve derin eklem ağrısı intraartiküler kalça patolojilerini düşündürebilmektedir.

Lokalizasyonun ardından hedeflenmiş provokasyon testleri uygulanmalıdır. Adduktor ilişkili ağrıda adduktor palpasyonu ve dirençli adduksiyon; iliopsoas ilişkili ağrıda iliopsoas palpasyonu, dirençli kalça fleksiyonu ve germe; inguinal ilişkili ağrıda inguinal palpasyon, abdominal direnç testleri ve Valsalva; pubik ilişkili ağrıda pubik simfiz palpasyonu; kalça ilişkili ağrıda ise eklem hareket açıklığı ile FADIR ve gerektiğinde FABER gibi provokasyon testleri değerlendirilmektedir.

Görüntüleme gereksinimi klinik şüpheye göre belirlenmelidir. Basit ve klinik olarak açık bir kas zorlanmasında görüntüleme çoğu zaman gerekli olmamakta; kemik veya avülsiyon şüphesinde direkt radyografi, ciddi kas-tendon hasarı veya dinamik değerlendirme gereksiniminde ultrasonografi, stres kırığı, komplet rüptür veya tanısal belirsizlik durumunda ise MRI tercih edilmektedir. Taburculuk, tedavinin sonu değil rehabilitasyon sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilmelidir. Kısa süreli koruma ve ağrı kontrolünü takiben progresif yüklenme, kuvvetlendirme, koşu, yön değiştirme ve spora özgü egzersizlere geçilmesi; spora dönüşün ise kriter temelli olarak planlanması önerilmektedir.

Sonuç

Sonuç olarak sporcularda akut kasık ağrısı tek bir tanıyı ifade etmemektedir. Adduktor yaralanmaları en sık nedenlerden biri olmakla birlikte her kasık ağrısının adduktor zorlanması olarak değerlendirilmesi ciddi patolojilerin gözden kaçmasına yol açabilmektedir. Doha sınıflaması, bu karmaşık anatomik bölgedeki ağrıyı adduktor, iliopsoas, inguinal, pubik ve kalça ilişkili klinik tanılar çerçevesinde değerlendirmek için günümüzde de kullanışlı bir yaklaşım sunmaktadır.

Acil serviste öykü ve hedeflenmiş fizik muayene tanısal yaklaşımın merkezinde yer almalı, görüntüleme klinik değerlendirmeyi tamamlayan bir araç olarak kullanılmalıdır. Özellikle femur boynu stres kırığı, pelvik avülsiyon kırıkları, gerçek inguinal veya femoral herniler, septik patolojiler ve testis torsiyonu gibi ciddi tanılar göz önünde bulundurulmalıdır. Akut adduktor yaralanmalarının büyük bölümü konservatif olarak yönetilebilmekte; erken ve progresif aktif rehabilitasyon ile kriter temelli spora dönüş güncel yaklaşımın temelini oluşturmaktadır.

Acil hekiminin sorumluluğu tehlikeli tanıların dışlanmasının yanı sıra yaralanan anatomik yapının doğru biçimde değerlendirilmesini, uygun görüntüleme endikasyonunun belirlenmesini ve sporcunun güvenli rehabilitasyon sürecine yönlendirilmesini de kapsamaktadır.


Kaynaklar

  1. 1.
    Weir A, Brukner P, Delahunt E, et al. Doha agreement meeting on terminology and definitions in groin pain in athletes. Br J Sports Med. 2015;49(12):768-774. doi:10.1136/bjsports-2015-094869
  2. 2.
    Dinis J, Oliveira J, Choupina B, Seabra M, Sá D, Sarmento A. Athletes With Adductor-Related Groin Pain: A Narrative Review. Cureus. 2024;16(9):e68625. doi:10.7759/cureus.68625
  3. 3.
    Farrell S, Hatem M, Bharam S. Acute Adductor Muscle Injury: A Systematic Review on Diagnostic Imaging, Treatment, and Prevention. Am J Sports Med. 2023;51(13):3591-3603. doi:10.1177/03635465221140923
  4. 4.
    Thorborg K, Sheen A. Inguinal-Related Groin Pain and/or Disruption in Athletes: Current Understanding, Assessment and Management Strategies. Open Access J Sports Med. 2026;16:510774. doi:10.2147/OAJSM.S510774
  5. 5.
    Serner A, Weir A, Tol J, et al. Associations Between Initial Clinical Examination and Imaging Findings and Return-to-Sport in Male Athletes With Acute Adductor Injuries: A Prospective Cohort Study. Am J Sports Med. 2020;48(5):1151-1159. doi:10.1177/0363546520908610
  6. 6.
    Serner A, Weir A, Tol J, et al. Return to Sport After Criteria-Based Rehabilitation of Acute Adductor Injuries in Male Athletes: A Prospective Cohort Study. Orthop J Sports Med. 2020;8(1):2325967119897247. doi:10.1177/2325967119897247
  7. 7.
    Ooi M, Marzetti M, Rowbotham E, Bertham D, Robinson P. MRI findings in athletic groin pain: correlation of imaging with history and examination in symptomatic and asymptomatic athletes. Skeletal Radiol. 2025;54(4):841-850. doi:10.1007/s00256-024-04603-9
  8. 8.
    Estévez R, Rivilla G, Jiménez-Sáiz S, Jiménez-Rubio S. Consensus of Return-to-Play Criteria After Adductor Longus Injury in Professional Soccer. Sports (Basel). 2025;13(5). doi:10.3390/sports13050134

Yorum yap